Başkentten yârin şehrine
Bin bir özlemle dolu yüreğimin
Kan revân içinde olduğunu
Söylesem ne söylemesem ne?
Sensizliğin sokağında büyük bir hüsrânla
Darmadağın uykuların esiri olduğumu
Bilyelerim vardı yitirince feryâd ettiğim.
Küçücük mercan adlı bir kuzum,
Tahtadan oyma arabam,
Ve çam kamgasından on dörtlü tabancam
Bir de on yedisinde kaybettiğim
Muharrem Ağabeyimin hediyesi
Varsın uzak diyarlara gitsin sevgi kuşları
Bir daha gelmesinler yurduma...
Bunca yıl ve bunca acıdan sonra
Mutluluk adına ne varsa alıp gitsinler
Ben acılarla yatıp kabûslarla uyanmalıyım
Ah eden gönüllerde sevdâ çiçeği beslemekti
Varsın uzak diyarlara gitsin sevgi kuşları
Bir daha gelmesinler yurduma...
Bunca yıl ve bunca acıdan sonra
Mutluluk adına ne varsa alıp gitsinler
Ben acılarla yatıp kabûslarla uyanmalıyım
Ah eden gönüllerde sevdâ çiçeği beslemekti
Geceler bende sanki işkence.
Yıldızlar sır olmuş birer bilmece.
Gönlüm rüzgar misâli eser delice.
Anlamıyorum dostum aşk mı bu sence?
Gözyaşlarım dökülür yine gizlice.
Sevgi...
Kapkara bir geceden
Aydınlık sabahlara
Ümit dolu bakış gibi
Sabırla örülü
1881...
Türk milletinin ebedî feyzinden
Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisinden
Töresinden...
Gözleri yemyeşil
Yüreği zafere kenetli
Kara yazgı denilen bu olmalı.
Bir ömre sığmaz dediğim mutluluğum
Böylesi bir güne sığmamalı.
Aynı şehirde aynı günün akşamındayız.
Bir günün mutluluğunu gözyaşlarıyla soluyorum,
Yarınlara gül versin diye...
Bir damla yaş düştü gözlerimden bu vakit.
İnsanlar zalim, insanlar hain, insanlar basit.
Ucuz imgeler peşinde koşuyor bedenleri.
Ah! .. Bir anlasalar ruhumdaki halleri.
İnsanlar anlamazlar ıslanmış hayalleri.
Bu âlemde yalnız kalmak
bedenime
zor geliyor...
Yâr ardından bakıp kalmak
gözlerime
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!