Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

Sus dedi adam ansızın,
sus…
Sağ elinin işaret parmağını burnunun ucuna
götürerek…

Sus dedi…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Ne zaman açsam gözlerimi,
yalnızlık rüyalarımdan,
sen takılıyorsun dudaklarıma…

Ve
bir cümlenle mırıldanıyorum…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bir şarkı buldum kendime…
Giden aşklara,
kaybolan sevdalara dahil…

Bir yalnızlığa,
bir sessizliğe,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Gecelerim savrulmuş rüyasız düşüncelerime...
Urganlar kopsa senin yüreğine doğru düşse yüreğim...
Bir şiirin düşse yüreğime senin yoluna koşarken gözü kapalı...
Gözlerinin yeşilinde kaybolmak, mavisinde denizin nefes almayı yeniden öğrenmek gibi bir şey...
Yoklukların karanlığından gelen ses ki bilmeli, O sese muhtacım...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bir gün bir şeyler olur;
her şeyini kaybettiğini görürsün.
Avucunda tuttuğun gül yapraklarının,
solduğunu görürsün yüreğin sıkışır.

Dalındayken bakmağa sakındığın,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Düşünmediklerimiz, aklımıza gelmedikler ve de tahmin etmediklerimizdir asıl canımızı yakan...
O da olduktan sonra, bu da oluyormuş der, geçer gideriz ve onun da değeri bu kadarmış deriz daha sonra...
Duvara benziyor bu, O da yıkıldıktan sonra, ah, ah, ben ne yaptım deriz...
Ahlarla, vahlarla geçen zaman kareleri düşüncede sıralandığı anlardır ki insanın çözülüşüne uzayan yaşamımız olur...

Ona çeyrek kala, on, onu çeyrek geçe ve on buçuk zaman dilimleri ki son kaç yılımın en kahırlı geçen üç çeyrek zaman dilimi...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

İşte o andan itibaren başladı hayata sobelenmelerim ve de tutsaklıkla kendimi arayışım ki son nefese süren bir sürtünme başladı hayatımla...
Uçuruma bir metre vardı belki de seni tanıdığımda...
Senden sonrası ise
karanlık diplerde kaldım,
tüm nefes almalarımla...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Aldanılmış düşünceler,
bastırılmış duygular,
gizlide kalmış hevesler,
saklanmak istenen kendi kendine utançlar,
neresi, nereye yetecekti bu hayatın ki farkında olmadan ezilip geçilmişiz en güvendiğimizce... Sanki bir sonsuz yaşam varmışçasına basıp geçmişiz hayatın köprülerinden... Neyin neresi yetecekti, biz köşe başlarında sorduğumuz sevgiliden alınan cevaplar değil miydi şaşkınlığımızı arttıran ve nihayet devşirme bir akılmış sanki taşıdığımız gibi her önüne gelen duyguya inanmışlık ki artık bir yerde tükenmeliydi bu yanılgılar ve inadına inanmış gibi yapamayıp, basmak gerekti korkuların ve de arsız isteklerin bam teline...
Bir yerde tükenmeliydi aslında tüm bu karmaşık düşüncelerin isteksiz duruşu, yoksa tükenip gittikten sonra ardımızda binlerce soru kalacaktı bizimle beraber… Sevgi güven duvarı mıydı veya güven köşebaşısı mıydı ki gözlerim kapalı inanmışlığın sonu nerede bitecekti…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Boşa adanmış hayatlar çıkmaz mı karşımıza?

İnsan gözlerini kapattığında, karanlık bir boşlukta, beyninin kuytularından fırlayıp çıkan boşa adanmış hayatları görünce, işte o zaman duracakmış gibi çarpan kalbini hisseder… Ve sürüklenir gider mazgallara doğru… Sessizce hem de çaresizlikle…

Tutunacak hiçbir şey bulamadan… Yanında sevgiye dair hiçbir anıya saygı duyamadan…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

İhanet edenler kaçarlar, kaçak olurlar hep aşka.
Hani anılar çamur bataktı, yanılmışım mı?

Göğüslerinin altında ağlıyor,
yüreğim,
göz yaşlarım dizlerime düşüyor,

Devamını Oku