Bir sevgi bırakıyorum buraya
Hemen başucuna
Yeni doğan güneşe inat
Parlasın sözcüklerim gözlerinde
Geceden üryan bıraktım dudaklarımı
Sen! !
Korkulan dağların dik yamaçları
Kar tuzaklı ölüm çukurları
Yosun tutmuş sarp kayalıkları
Zemini kaygan yokuşları
Ve varıldığında zirvene
Soğuklar arasında
Buzlar içinde kalsa da yüreklerimiz.
Sen bir gül!
Benim yüreğim, hep yanında olur
Doğmasa güneş beklesek de sarılmaları
Kaybetmeyelim umudumuzu.
Umut mavi bir urgan gibi
Her gün doğumunda dolanır boynuma
Sevdim rengini güneşin pırıltısında
Dar ağacı oldu daraldıkça aydınlık
İlmek oldu her gün batımında
Gün akşam üstü....
Kahve yaptım kendime
İçiyorum ayaküstü
Gözlerimde hayali sevgilinin
Beynime hatıralar üşüştü
Değdikçe dudağa kahve her yudumda
Biz çocukken farklıydı sevmenin manası
Saçlarımızın okşanmasının verdiği haz ile
Yüzümüz kızarırdı utangaçtı gözlerimiz
Utanmak diye bir olgu vardı
Yaşı cinsiyeti fark etmezdi
Utanılırdı
Gecenin kör saatinde
Körleşmemiş duyularla bir rüya
Koşar adım bir çırpıda
Bir yürek yaklaştı yanıma
Ve fısıldadı kulağıma
Buradayım işte ben geldim
Uzak diyarların zeytin gözlüsü.
Bir bilinmezin gizemli öyküsü.
Siyah saçların, uzak parmaklarıma
Kin döküyor sanki özlemlerim yollarına.
Vuslat uzak olsa da, unutma
Yüreğin, hep avucumda...
Uzakların türküsü olsun sevda
Mısra mısra okunsun
Nakaratlar sen olsun hep dilimde..
Yüreğimi yüreğin duysun sadece
Kokunla olsun sabah
Rüyanla dolsun gecem
Gitmeseydin!
Ne mısralar yazacaktı, kalem sana
Akan dereler,ırmaklar gibi
Anlatacaktı yüreğimi sana..
Şimdi uzak özlemlerin
Kül kedisi!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!