Gelme sakın...
Bir daha gideceksen gelme sakın
Bu gönül bir daha nasıl katlansın
Başlamasın yeniden alıştım ben
Sözler verip yalandan kırma sakın.
Vardım kapısına sorayım dedim
Meftadır dediler duymaz olaydım
Birden eşiğine postumu serdim
Yıkıldım orada sormaz olaydım.
Bir an simasını gördüm karşımda
yazdan kalma bir aşktı
kapılacak ne vardı
ayrılıp giti birgün
bana hasreti kaldı
şimdi içim yanıyor
Kim demiş yaşın atmışı geçti diye
Aksim aksini söylesede aynada
Tek bir ak saç yok benim ruhumda
Hiçbir şey yasamadım baksam geriye
Tadımlıkmış meğerse gençliğmiz
Bir sarhoşlukmuş renkli, ahenksiz
Bilinçsiz ergenmiş renklerimiz
Düşülen yol engebeli imiş.
Bilseydim gönül sevinci neden
Artık tarlaları güneş yakmaz
Eser rüzgar ırgat olmayınca
Şimdi kurumuştur sular akmaz
Serpilmez ekinler yaz olunca.
O tenimizi okşayan akşam rüzgarı
Geç açan çiceklerin kokusunu taşırdı bize
En az güzelliğin kadar güzeldi ilk yaz
En az bakışların kadar parlaktı yıldız
Tek bir yerden yönetilmeli dünya
Değişik gezegenlerdeki gibi
Bizimkisi olmayacak bir rüya
Yok dağının ardında ki sır gibi.
Gidebilirdim hiç durmaksızın gidebilirdim
Sesin geldiği yöne daha öteye
Yalınayak kumsallarda yürüyebilirdim
Kıvançlandıran yüce düşünceyle
Yeniden başlayabilir, yeniden doğabilirdim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!