Tanrı kullarına birçok şans verdi lakin
Eline yüzüne bulaştırır müşteki çirkin
Feraset var ama kendine gelmez pek
Çoğulcu sütten çıkmış ak kaşık gibi sakin.
Günümüz dünyası zamzeme, husule,
Ey yolcu, köyüme yolun düşerse
Nasıldır oralar bir haber yolla
Ansızın bir yanık ses yükselirse
Ordadır hayalim ne olur anla.
Bir zamanlar kapağı atınca şehre
Her işin yoluna girecek sanmıştık
Yenen içilen dökülünce denize
Belkide şehirli oluruz sanmıştık
Gecelere sığmayan o büyük rüya
Bu yalan dünyanın falına baktım
Ne olacak haller sor dedi bana
Olup bitenleri bir, bir anlattım
Geçmiş geleceği gör dedi bana.
Gelirken masumdur, giderken suçlu
Başlangıçlar ve bitişler arasında
Sen gök gürlüyor de ben yuvarlanır
Çelik, çomak çağında
Yaşadığımıza inanacağız
Enlemler ve boylar arasında
Sadece bir yokluğa çıkacağız.
Dünyanın her yeri aynı aslında
Dere, tepe, biraz dağlar farklıdır
Ah Tanrım bu benmiyim
Hiç uyuşmuyor düşüncelerimle
Hiç ona benzemiyorum
Bak nası soyut bakıyor
Verdiğin acıyla yandıktan sonra
Üzülme demenin ne faydası var
Başımı taşlara vurduktan sonra
Yaramı sarmanın ne faydası var.
Düşerdim yollara bir senin için
Gülüşler farklıdır, yangınlar farklı
Acılar hayatın gelişinde var
Kimi gün yüzünde, kimisi saklı
Ağlasan inlesen ne faydası var.
Gelişler aynıdır, gidişler aynı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!