Hiçbir karanlığın gücü yok ışığı yok etmeye
Ki en dipsiz karanlıkta bile bir ışık yanar
Öyle bir döngü ki varlığın boyutları
Bitmez enerjilerde sayısız nükleer patlar.
sen bir duvarın ardında
ben bir duvarın içindeyim
aynı uykuyu uyuyoruz
aynı şeyleri düşünmesekte
Bir gün dünyanın sonuna gideceğim
Nerden başlasam onu düşünüyorum
Dağlar, ormanlar, denizler geçeceğim
Ömrüm yeter mi onu düşünüyorum.
Burda bir şey yok gördüm göreceğimi
Gitmedim, görmedim neresi bilmem
Gönüller sultanı orda yaşarmış
Fusun lumudur ki nasıldır deylem
Orada zaman ırmağı akarmış.
Vakitler boyunca yürüsem şimdi
Sanki dağları yüklenmişim sırtıma
Şu kederli gönüle nereye kadar
Bugün de sabır düştü işte şansıma
Tüm yollarımı tükettim azar, azar.
Oturup düşündüm ağzımı açmadan
Eğer bir gün nerde diye sorarsan
Gittiğim yerin adresi yok gülüm
Olurda hatıralara dalarsan
Bıraktığım kahırlara bak gülüm.
Büsbütün sevgimi sana verince
Öyle bir söz duymadım ben
Öyle bir dil oluşmadı
Sadece hissediyoruz
Öyle bir göz hiç görülmedi
Kimse anlatamaz onu
Şeması kristalin içinde
baharın neşesinden daha güzeldin
o parlayan gözlerin şimdi nerdedir
seni görme arzusu dolup taştı
yine o çılgınlığını arıyorum
kederli ipek gibiiydi saçlarının akışı
Köyde bu yıl adam boyu aştı kar
Çeşme kırık, yol yamaç. yayla suskun
Bir de şehirde okuyan evlat var,
Haber yok söyleyin sesimi duysun.
Hiç düşündünüzmü bildiklerimi
Hanginizin aklına takıldı
ilk anlarda deliye döndüm
Sonra dedim ki kendime
Aldırma olanlara kendini kaybetme.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!