Karanlığın içinden çekip çıkarsam gözlerini
Kirpiklerinin her biri bir kale gibi önümde duruyor.
Hele kaşların sıradağlar gibi
Amansız aşılmayı bekliyor.
Yüzündeki güzelliğin membağı
Göz bebeklerindeki ışıltı
Geceyi yakaladım; saçlarınla sarmaş dolaş
Karasını düşürmüş, göz bebeklerinde gördüm.
Saçlar dağılmış, kirpikler yorgun, kaşların biraz salaş.
Ah o karaya , o kaşlar, o kirpikler
Bu kadar meftun olduğunu bilmezdim.
O kadar renk varken
Ben neden karalar bağlamışım
Herkes neşe içinde gülerken
Diz kırıp oturup neden ağlamışım
Neydi harbiden beni böyle eden
Bir gün ama bir gün
Her şey yoluna koyacağız
ülkümüzün, ülkemizin adını Turan koyacağız
yol yoksa da yol yapacağız
Ötüken’e Anadolu’dan
Dua ordusu kuracağız
Bir keskin çizgiyiidi hayat, nasırlı topukların da izi
Tadı hala dudaklarımdan dökülür, hüzzam makamında
Bir rastlantı değildir elbet gelişim bu dünyaya
Çatık kaşlı, uzun boylu, sevgililerin sevgilisi Mustafa adıyla
Bakışlarımı köle etmek istiyor, biliyorum.
Anlamış değilim,
Azrailin bizleri neden her gün öldürdüğünü
Güneşe adını kimin verdiğini
Geceye neden gece dendiğini
Dünyanın her gün durmaksızın döndüğünü
Ve ayın yıldızların neden orada durduğunu
Bir bendim yağan, sana her bir damlada
Düşerdim peşine, düşerdim tenine
Tenin kokardım mis gibi, buram buram
Anlardın sen! ben tutuşurdum yanardım.
Perçem yüzüne düşer, zülfün ıslanır,
Bir ben vardım yağan herbir damlada
Düşerdim peşine, düşerdim tenine
Tenin kokardım,buram buram
Anlardın sen! ben yanardım.
Perçemin yüZüne düşer, saçların ıslanır,
Hayallerimi biriktirdim,
Enkazı üzerimde yüklüce
Bir kırıntıdır yaptıklarım,
Ve üst üste yığınlar halinde
Keşkelerim, ahlarım, yapamadıklarım
Ne çok arardım seni
Diye bilirdim kendimi
Gece gündüz gibi
Ararmışım öyle kendimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!