Değirmenin inliyor çarkı,
Suyu döven o dertli arkı...
Yalnızlığın Mecnun’dan farkı
Yoktur bende, döner dururum.
Değirmende vururum elek,
Yüklenip dertleri sırtına
İçinde koptu bir fırtına
Aldırmaz hayatın şartına
Derin bir nefesle göz dedi.
Kapı çaldı çıktı karşıma
Konuşur durur, zannetme ki hakikat;
Bildiği sadece kendine taksimat.
Dilinde zikir akşam sabah kıraat,
Hâcegânlar okumaz senin selânı.
Ben Anadoluyum
Türküyüm dillerde
Gah Leylada mecnun
Gah mecnunda leylayım
Dolanır adım dillerde
Ben anadoluyum
Türküyüm dillerde
Gah leylada mecnun
Gah mecnunda leylayım
Dolansın adım dillerde
suç işlemiş belliki azılı
alnına mahkum diye yazılı
şimdi ismi deftere kazılı
yiğidim aslanım dört duvarda
nefesler tükendi derdi başladı
İpek mendil boyamadım
Kanaviçe oyamadım
Yarim giymiş beyaz fistan
Ben seyrine doyamadım
Kapımda bir ayak sesleri tak tak tak
kimdir oğlum kapıyı açıver bir bak
Dünya üç günlük kendini ateşte yak
Diye söyledi o meczup bir dilenci
10/17/2010
Kurak, çorak bir dünyada,
Ölüm bela değil, göçtür.
Göçenler cennet bağına,
Bakar; dünya ne gülünçtür!
Ömür dediğin, kırktan sonra harman;
Kırkından sonra da çekilir derman.
Sonbahardan yazılmış katî ferman,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!