Dersimi aldım Mesnevi'den,
Döner dururum Mevlevi'den;
Elimi aldım manevi'den,
Gönül yurduma düştün, yandım harına;
Yanar bağrım yanar ki bir yar uğruna.
Kırılsın mühürlerim, kalmasın yarına;
Gölgende seslensen, gelirim çağrına.
Esr'ettin; düştüm kuyuya, zindandayım;
İlim irfan bilmeze,
Hokka divit neylesin?
Can özünü bilmeze,
Hikmet, öğüt neylesin?
Hak sözünü bilmeze
Derviş, molla neylesin
Hakkı canda görmeze
Kuran, kitap neylesin
Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben çocuktum
Koştum yoruldum
Düştüğüm yerde uyudum
Serhadlerimde dalgalansın sancak;
Patlasa top, dinmez evde yanan ocak.
Şehit bağrında koşarak yalın ayak,
Gün yirmi dört ay otuz
Biz burada tokuz
Ömür oldu otuz dokuz
Sen say gardiyan
Her Salı görüş günü
Gönül divanelikten düşerken harab,
Hangi yanım koyayım söyle ey turab?
Onulmaz yaramıza ziya ver ya Rab;
Açılsın gök, ağlamakla düştük bitab.
Şu gökkubbenin gölgesi Sinandır
Yılların eskitmediği zamandır
Şu gökkubbenin gölgesi Sinandır
Yiğidim özünde yatan imandır
Vefalı bereketli bir gülnardır
Suna kuşum konuvermiş o dama
Bağrı sarıp düşüvermiş od ama
Biter hasretlik bir kanatlansan da
Misafir olurdun gelsen odama
Zaman geçiyor yüzünde ne simi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!