Entarisi ipekten
Kahve yapar dibekten
Yarim haber göndermiş
Oynuyorum gülmekten
İnce kemer belinde
Ocağa güvenip sancak dikilmez
Hasislik edene ocak yakılmaz
Bütün hasleti kendinden belleme
Mayası bozuğa kucak açılmaz
Dersimi aldım Mesnevi'den,
Döner dururum Mevlevi'den;
Elimi aldım manevi'den,
Gönül yurduma düştün, yandım harına;
Yanar bağrım yanar ki bir yar uğruna.
Kırılsın mühürlerim, kalmasın yarına;
Gölgende seslensen, gelirim çağrına.
Esr'ettin; düştüm kuyuya, zindandayım;
İlim irfan bilmeze,
Hokka divit neylesin?
Can özünü bilmeze,
Hikmet, öğüt neylesin?
Hak sözünü bilmeze
Derviş, molla neylesin
Hakkı canda görmeze
Kuran, kitap neylesin
Kalenin kapısından içeri,
Karşısında durur yeniçeri.
Kabzası nakışlı her hançeri;
Nöbette bekler şanlı askeri.
Dikilidir karşısında taşları,
Dünyanın bahtına çekti çile;
Belli etmedi, demedi ele.
Cemali aydı, benzerdi güle;
Tabip neşter vurdu yarasına.
Kırk yerinden vurdular kırk okla,
Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben çocuktum
Koştum yoruldum
Düştüğüm yerde uyudum
Serhadlerimde dalgalansın sancak;
Patlasa top, dinmez evde yanan ocak.
Şehit bağrında koşarak yalın ayak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!