Ne yapayım
Yine gönlüm bir hicrana gark oldu
Hislerim soldu, sinem keder doldu
O zaman
Ruhum kendi inhisarında dem buldu
Hangi lahzanın vecdinde ruhumu arıtsam
Nefsi mülahazalardan soyutlanarak hakikatin meşkiyle yalvarsam, sessizce ağlasam
Çırpınan gönül feryadımla aşkın didarında korkusuzca süruru yaşasam ve hiç uyanmasam
Umutlar mecrasında ayılsam, ruhuma tevdi edilen ne varsa, aşkın nazarıyla nefse anlatsam
Bilirim dert benim, gamlıdır nefesim, elemle içiçeyim
Kime ne söyleyebilirim, bahtım için boynumu büker çaresiz sabrederim
senin bahtın açık oldun dilerim, gözlerim boşalsada sancıyla inler, niyaz ederim
kader bu nasıl katredrim, nasibin gerekçesini nasıl görmazden gelir, yeis içinde nefeslenirim
Olmasaydı
Neşeyi muhabbet
Gülmek niye ki
Simanın envayı
Çeşidine bürünmek
Ne kaldıysa umutlarım adına
Solgunluğum kalbi kırgınlıkları derleyen sayfamda
Yazmak ve hakikati paylaşmak haksa işte meramım dostların huzurunda
Ruhumun hicran damlaları
Sine-i sürurumdan hüzünle kopan çaresiz yaprakları
Elbette ki ne kadar bilirsek
Neyi idrakimiz muvacehesince okur ve anlarsak
Lafazanlığa bulaşmadan nefesin azizliğinde mutabıksak korkma
Hiçbir asabiyet bulunmaz, gönül iklimini soldurmak için yaşanmaz, aşk kokmaz
Arz ve nebatat, hayvanat
Bir akşam
Sessizliğinde
Yağmurun hırçınlığı
O kadar
Barizdi ki atık
Senin
Haklılığın karşısında
Halimde söyleyecek hiçbir söz bulamıyorum
Biliyorum
Sevmiştim bir kere mana derinliğini
Mest ediyordu işleyerek halden içeri
Nutkum kesildi şevkim devrana girdi
Öğüttü sanki bir değirmen emsaliydi
Tutamadım kendimi serdettim halimi
Ne gün geçiyor ve ne de umutlar tükeniyor
Heran ufuklar bir bir ruhumu kuşatarak sineme şevki nihal ilave ediyor
Düşlerim mecalsiz kalıyor, yıllar bir bir yalnızlığıma alay ederek gülüp geçiyor
Arzularım soluyor, susuzluk ne büyük bir sızıymış nehrin kenarında aciz bırakıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!