Yar...
Gel bugün vurma
Ruhumu biraz daha yaralama
Kalbimin mahzun halini viran bırakma
Hüzün var yanımda
Her nefeste yudum yudum anlatır bana
Nice muratlar, karlar içinde unutulmuş ilkbahar
Seherin ilk ışıklarıyla içime dolan birçok umutlar
Uyku tutmaz, gece bitmez, yastık kahırlar içinde
Yatak sabredemez kendi dirliğinde bırakır eşiğine
Hayli zamandır
Sizi ihmal ettiğimin farkındayım
Ne vakit hatırlasam ve name yazmaya kalksam
Elimde olmayan nedenlerle ertelemek zorunda kalıyordum
Bazen diyordum ki
Ey nazlı yar…
Artık sana bir söz söylemem
Sinemde beslediğim ümitleri kal eylemem
Hiçbir güzele heveslenmem, hakkını teslim etmekten gecikmem
Ben güzele güzel derim, güzele güzelliği bahşedeni tüm hissiyatımla hissederim
En azamet ve kudretli sanatçı varken, nefsini ihya etmek için çırpınana hiçbir şey demem
Nerdeyim
Nasıl bir hal içindeyim
Sanki berduş bir zadeyim, evet, bir hal fakiriyim
Konuşmaz dilim, fersizdir gözlerim, anla artık kime ne söylerim
Eceli..
davet eden insandır
ölüm yalnızca
ruhun bedenden çıkması mıdır
hak ve hakikatten
uzak yaşayanlar nasıldır
Yar...
İnsana inanmalıydım
Ruhu ve kalbiyle umuda koşanı anlamalıydım
Ülküsü uğruna feda olan vefakâra saygı duymalıydım
Bir ulvi amaç için cehdine adanmış Hanif kulların farkında olmalıydım
Heves ve hevasından geçmiş, edep ve irfanı şiar edinmiş insanlarla buluşmalıydım
Bilir misin?
Sevdada kaybolmayı,
Ve ruhi muvazeneye ram olarak nefes almayı.
Hüccetin,
Gerekçelerinde solumayı,
Ne vakit
pişkin bir nefes görsem
Serdettiği hoyratlığı anlamak
için sukut edip boyun büksem
Kalbin latifliğinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!