Beni benden alan bir sesle irkildim
Dikkat kesildim ve sese doğru yöneldim
Adeta kendimden geçtim, nasıl ürperdim
Bana sesleniyor ve derinden anlatıyordu
Dil nasılsa yabancıydı, yabancılaştırılmıştı
Kurdu..
özgür bırak
ona tasma takma
şayet ne yaptığını biliyor
ve yüreğine güveniyorsan
korkulardan asla tutunarak yaşama
Zorunluluktu yapılacak
Aşılacaktı diyarlar
Bir lokma ekmek için
Efradın umutları beklerken
Nasıl anlatılırdı ki
Bir anlık
Öfkeye kapılıp
Gönül diyarından
Sürgün eğleme
Masumiyetin naifliği hilkattir
İradi olmak, hevese kapılmak, heyecan yaşamak seçenektir
Akıl ve bilgi, dimağ ve şuur muvazeneyi gerektirir, rastgelelik sefilliktir
Kuruyup düşen yaprağa bakma, onun resmeden melalde hüzün yaşama, izan senindir
Edep ve nezaketin, adabı muaşeretin
Ecir ve inayetin, ihsan ve ihlâsın, sabır ve cefanın
Hevesten, keyfiyetten, enaniyetten, zan ve vehimlerden
Akla geleni söylemekten, içgüdülerine göre hareket etmekten
Bilmekten, merak etmekten, hak ve hakikat için ceht göstermekten
Miskinlik ve acizliğe rağbet ederek mütemadiyen avuntularla gün geçirmekten
Edebi dostlar
Mütemadiyen temenni ediyorlar
Kendilerince haklılar, neden karamsarlık diyorlar
Uzun soluklu
Düşündüm, halime nazar ettim
Ne söylersek söyleyelim, dilediğimizce perdeleyelim
Esrarında lal olan anları duymayalım, sahneleşen ağıtlarımızı ah ile bırakalım
Kim olduğumuzu, neden korktuğumuzu, umursamadığımız muştuyu nasıl satalım
Ne gelirse başımıza, çareler adına avuntulara sarılsakta, aşkı kalpte yaşatıp yormayalım
Geçsin kalmışsa geçecek zamanlar
Sine¬-¬i halimde tatmadığım baharlar
Aşk zuhur etmeyince beni kim anlar
Bugün yine çok sessiz ibreti mezarlar
Kim..
olursan ol
kalbinde kin
büyütmeyen bir insan ol,
tercih edilen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!