Bilmem ki ne kadar aşığım
Candan vazgeçecek kadar külhüne vakıfmıyım, sevdayı nasıl anlarım
Tutkularım için ne yaparım, iradeyi maslahat için neye sığınırım, akıllı olmalıyım
Kimseye ziyan vermeden yol selametini gönlümde solumalıyım, aşkı anlamalıyım
Ne vakit Hu desem
Ruhun sahibe yönelsem
Kalbi elemimi bir bir zikredip
Ruhumun hicran damlalarını silsem
Âlemi kâinat yanarken
Lakin
hesapsız ne vardır
Her lahza
içimizi aydınlatan,
Ağlatma artık nefesin maliki yar
Figanım mahzun,ruhum bizar, halim de sanki an be an kabir var
Hangi şafağın eşiğinde ümitleneceğim,yüreğimin feryadını sevinçle dökeceğim
Açılan ellerimi muhabbetle arzu halime refakat ettireceğim, niye içimde gam var
Bilmem ki neden hor bakarız
Bin bir sancı içinde zanla yol alırız
Aklı ve irfanı niçin umursamayız, kendi halimize bakmayız
Her fırsatta temize çıkmak için takiye yaparız, kul olmayı biz ne sanırız
Buruk bir halin lahzasındayım
Suskun ve sakin köşeler sessizce cezbediyor
Hicranım dinmiyor, hüzün zerkediyor
Şehrine malik olmadığım her ne varsa önüme çıkıyor
Esrar perdesi hiç çözülmüyor, hangi saiklerse alalanmayı biliyor
Ruhun
nevisi bilinmeli
Kalbi inşirah ile
yürekten vazgeçilmek fark edilmeli
İnsan olarak aczi yetimiz aşikârdır
Kimi zaman sehven, kimi an kasten yükleniriz duygulara
Hissiyatımızın o naif berraklığını lekeler ve hırpalarız vakitsiz heveslerle
Ruhun suhuletinden ve deruni liginden vazgeçer, bir heyecan uğruna neler yapmayız
Haddi bilmek, mizanla arkadaşlık etmek
İşte böyle bir şeydir
Gönülden sevmek…
Ulvi gayelere bağlanmak…
Nefsini ötelemek…
Aşkın kıvamını yaşamak...
Arzunun ötesinde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!