"Ölme...
Ölmemeliydin
Çok erkenden bizleri terk ettin
Böyle aniden vedalaşmayı hak etmedim
Niçin gittin, bizlere melül bir şekilde boyun büktürdün
Derdi gamımızı, hüzün anlarımızı, hicrani yakarışları ziyadeleştirdin
Yar…
Olalar oldu ve geçti
Kimi zafiyet ve asabiyetler vaziyet etti
Akıl ve vicdanlarımız o vakitlerde pasifliğe itildi
Düşünmek ve sükûnetle çözüm üretmek ihmal edilmişti nedense
Güven ve sadakat kadar sevgi ve muhabbeti hoşgörüyle bütünleştiremedik ah etsek te
Keşkeler düşüyor istemeden sessiz gönlüme
Ne kadar hüzün ve bizarlık sinende ki umutların boynunu büktürüp sabırla yürüse
Biliyorum ki kanaat kalbini hasrettiğin sahibin nasip muvazenesinde, sukut etmek niye
Üzme bu kadar gönlünü, bahtın istikamet için vesilelerde aranan niyet-i asliyesini yerme
Kalmadı halim bir haber gelmeyince
Bekledim her gün gelecekmisin diye
Her esen yele rengârenk kelebeklere
Sinemde hiç solmayan güzel sevgine
Sendin hislerimin en hassas nadidesi
Özledim
Yaprakların sesini
Dalların, birbiriyle yarışını
Kabuğun,
Gövdeyi sarışını
Biliyorum ki gözyaşlarım yetmiyor
Halimde nefeslendiğim sancılar huzura erişmiyor
Kim neyi ne kadar biliyor, lafazanlıktan edep sessizliğe çekiliyor
Gel ey saki kalbinden haber ver
Ey can...
Ruhun asliyendir
Kalbin
Nazar gâh olan serdir
İraden bahtın için
Hakkı teslimdir
Kendi
Halimde sessizliğimin
Hırçın dalgalarıyla başa çıkmak adına
Adımlıyorum
Halin ikliminde ahenk için
Günlerce
Özlemin susuzluğunda
Umudun izlerini hıfzederken
Senden
Arta kalan olmasaydı
Anladığını
Sanıyordum hep oysaki
İsmimi unutmak istediğin o an’a kadar
Kim bilir
Öyle bir tutkuyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!