Şubat iki bin on beş,
Karlı bir İstanbul günü,
Kar topu oynayanlardan birini
Katletmişti akıllının biri !...
Nerden bilsin,
Hep olmayanlar özlenir.
Kış da baharlar baharda yazlar,
Yaz da kışlar kış da yazlar,
Baharda kışlar yaz da baharlar.
İşte böylesine hep karmaşık duygular,
Aklın bir yerlerinde dolanır durur.
Bir değil,üç değil,beş değil
Bir yığın aah geziniyor gölgesinde bedenim.
Dolanıp duruyor elime ayağıma,
Sarmaşıklar gibi karşı kaldırımda gördüklerim.
Ben mi tersim ey hayat! Sen mi?
Amuda kalkmış üzerime üzerime geliyor,
Bir ağacın gölgesinde sessiz
Hayalden hayale
Çocukları seyre daldım.
Küçüğü salıncakta bir kuş,
Yeni yeni kanat çırpan.
Büyüğü kuşun kanadı olmuş
Kimileri alışmış emrivaki hayata,
İlla çağıracak ayağına.
Gel! ...
Geldim ağam.
Otur! ...
Oturdum ağam.
Ey cambazlar!
Ey düzenbazlar!
Kazmayı küreği bıraksın yobaz elleriniz.
Bilesiniz ki
Gerçekleri yok edemez maskeleriniz,
Kokmuş eldivenleriniz.
K A V G A
Bu kavga ezenle ezilenin
Zulmedenle zulmedilenin kavgası.
Bu kavga zengin ile fakirin,
Aç ile tokun kavgası.
Kırk yıl geçti aradan
Ne sattım kimilerini
Ne de attım düşüncelerimi
Ben hala aynı Mustafa.
Ya sen?
Sen biraz daha kıvır
KAYPAK KAYPAK
-Kaypaklardan, fırıldaklardan, şeytanlardan çektiğimiz kadar,
Hiç bir şeyden çekmedik bugüne kadar.-
Görüyoruz ki
Projenin hasıymışsın
Park yerinden hareket ettim,
Çıkış kapalı.
Gişeye uzandım usulca,
Bir kedi var dedim çıkışta.
-Pis deseydin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!