Şehir Eskişehir!
Sana geliyorum,
Oğlumun memleketi.
Okumaya gidip de geri dönmediği şehir,
Bekle beni,
Sana geliyorum.
Ne kaldı şunun şurasında,
Bir kaç adımlık yol.
Uzayıp giden dağların arasından,
Kıvrıla kıvrıla
Ulaşınca şehre,
Sen !
Bilime değil üfürüğe inanırsan,
Akıl da değil dua da başarı ararsan,
Aydınlığa değil cehalete kucak açarsan,
Sen bir adım öteye gidemezsin arkadaş.
Defterime bakıyorum,
Kitabıma, bilgisayarıma,
Çok uzaklardasın.
Bir an göz hapsindeymişim gibi geliyor
Kaldırıyorum başımı,
SEN NE BÜYÜKSÜN BE AGA
Agam kokuları pek sever
Ne zaman uğrasak yanına
Farklı bir koku serpiştirir avucumuza.
Takmayın kafanıza der bir de
SERÇEM BENİM
Aklımın bir yanı diyor ki
Hiç durma al şu kuşu
Tepe tepe kullan.
Tosbağa da neymiş
Solcular vicdanlı insanlardır.
Ne olacak,saf çocuklardır,
Saf çocuklar !...
Haklısınız safız biz.
Ahlaklı,vicdanlı
Vay benim sersem kuşum,
Serserim
Uyur gezenim.
Sen bu kafayla
Konarken bir ota bir bota!
Üç günde palazlanıp
Uçuşa geçenler
Burunlarını dikmişler havaya
Bir kasıntı bir kasıntı
Varılmıyor yanlarına.
Ne zaman deprem olsa,
Nefesim kesilir birazda ben sallanırım.
Zemin mi çürük, bina mı, müteahhit mi?
Oturma izni veren yetkili,
Deprem şiddeti mi ?
Sorgularım da sorgularım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!