Vurdu yumruğu masaya
Çok değil bir kere.
Bir sesle,
Darmadağın oldu kalabalıklar.
Korkaklar,yalakalar,kaypaklar!
Hemen bağdaş kurup oturdular sofralarına
Gönlümüzün başköşesine taht kurmalı insanlık
Bir yanında ahlak bir yanında özgürlük.
Tam karşısında da adalet,
Elinde terazisi
Göz ucuyla vicdanımızı
Her daim süzüp durmalı.
DİN İLE ALDATMAK
Hep merak ederim
Yalan atmak, iftira atmak
Dini ve insani olarak hak mıdır?
Doğru mudur?
DİPLOMASIZ DİPLOMALILAR
Yarınlarımızın ne olacağı hiç belli değil
Ne olur ne olmaz
Bakarsınız iktidar şappadak değişir
Şaşar kalırız, bakar kalırız.
DİRENİŞ
Zaman zaman tökezlemeler olsa da
Duraksamalar, gerilemeler, engebeler
İnsan olanın yönü
Hep ileriyedir
Diyelim ki,
Diyelim ki bugün
Mevsimlerden kasımpatılı aylar.
Katar katar gidiyor uzaklara kuşlar
Katar katar.
Hasat mevsimi bitmiş
Yalanlara,
Talanlara,
İhmallere,
Hilelere,
Kötülüklere karşı
Bir dilimiz çözülse
DOSTLARA...
Bazı insanların yokluğu hep hissedilir
Onların bir telefonu, bir mesajı
" Mustafam nasılsın ?" demesi,
Kardeş gibi gelir insana,
Dostluğun fotoğrafıdır bu satırlar
Çocukluğumuzdan günümüze kadar
Fotoğraf fotoğraf uzanan.
Yokluğun içinde kendini yaratmak
İmkansızlıkları imkanlı kılmak
Kitap olmak, defter olmak, kalem olmak
-Sedat Demirkaya’nın hoşgörüsüyle...
‘’Eski Dostlar’’ şiirinden alıntılarla...-
Bazen aranır durur kayboldu sandığımız
''Neşe yumağı sohbetlerimiz…
Dolaşır hep elden ele.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!