Oyun bitince
Herkes aynı yerinde.
Şah da olsan piyonda
Sarayın da olsa çadırın da
Fırtına da olsan, savrulsan da
Meydan da okusan, kaçakta güreşsen
Nasıl anlatayım, nasıl
Ağzım dilim kuruyor
Söz bileniyor öfkeden.
Nasıl anlatsam, nasıl
Atağa kalktı kirli eller
Kaç kere aldım aldım elime,
Yazamadım bir kelime.
Kaç kere,kaç kere?
Dayanamadım,sarıldım özlemine.
Kaç kere,bilemezsin,kaç kere
Ey sevgili!
Özleyenlerin yazdıklarını
Kesin özlenenlerde okumalı.
Şiir havasında olmalı özlemler,şiir !
Öyle bir yazılmalı ki
Özlenenlerin yüreğini bir bir okumalı.
Bir özlem yeli esiyor yüreğimden,
Uzanıyorum penceremden
Gelenim gidenim var mı
Her yerim toz duman
Boğuluyorum.
Kim ne derse desin
Boş!
Karanlıklar içindeyiz.
Kimimiz kör olsa da
Kimimiz tutsak,
İnatla karanlıklara haykırarak,
Bir tarafım hilebaz, bir tarafım hokkabaz,
Karşıya bakıyorum bir sürü işe yaramaz.
Dönüyorum arkama
Arkamda da bir yığın cambaz.
Söyleyenler boşa söylememiş
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Bir yağmur bir yağmur,
Rüzgar mıdır kasırga mı belli değil!
Sığınmış pancurun altına
Sonbahar yaprakları gibi,
Savruk kanatları.
Bu ne hal,bu ne korku?
Kendinizi kaybedercesine,
Bu ne yalvar yakarışlar,
Bu ne haykırışlar çırpınışlar,
Ey insanoğlu !
- Bir zamanlar para vardı, mal vardı
Ve mal karaborsaydı.
Günümüzde ise yine para var, yine mal var.
Ama bu kez para karaborsa. -
Tilki kuyruğu, keçi kuyruğu, koyun kuyruğu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!