Az mı dinlerdim radyo tiyatrolarını,
Çıt çıkarmadan,
Kapı gıcırtısını bile kaçırmadan,
Suspus karanlığında akşamların.
İşte yine günlerden perşembe,
Zaman durmuyor zaman,
İstersen saat kulesine doğru şöyle bir uzan,
Bak heybetli duvarına.
Saat kaç?
Vay aman vay!
Ömür geçiyor hiç bir şey anlamadan.
Dağ başındayız sanki,
Eşkıyaların kol gezdiği.
Yok yok! ...
Hırsızlarla yan yanayız,
Birbirlerini gammazlayan.
Halbuki ben
Dünyaları verseler de,
İstemem.
Sensiz kolay mı sanıyorsun dünyayı?
İşim,ekmeğim,düşüm...
Upuzun bir boy,
Fıldır fıldır gözler.
Gövdenin duruşunda var bir çakallık
Yaylana yalana yürüyor.
On parmağında on marifet
Hep kötülüklerden yana
Gürültüler içinde iyi geceler diliyorum hasretime,
Gürültüler içinde gözlerimi açıyorum;
Günaydın!
Öyle bir bağırıyor ki
Hiç aksatmadan her gün aynı naralar.
Ne kaldı şunun şurasında,
Bir kaç adımlık yol.
Uzayıp giden dağların arasından,
Kıvrıla kıvrıla
Ulaşınca şehre,
Sen !
Solcular vicdanlı insanlardır.
Ne olacak,saf çocuklardır,
Saf çocuklar !...
Haklısınız safız biz.
Ahlaklı,vicdanlı
El etsem,
Sadece el benim.
Seslensem,
Sadece ses benim.
Yürüsem,
Yol sessiz,yol sensiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!