Bazen şu dünyanın olur olmaz hallerine,
Kahkahalarla gülesim geliyor.
Acımasız,çarpık,emperyal,kula kulluk düzenine
İsyan ettikçe isyan edesim geliyor.
Bazen şu dünyanın umursamaz vurdum duymaz,
Yumulmuşlar hedefe
Bir yandan da hırlıyorlar birbirlerine
Maskaralar
Anlaşıldı sığamadılar çöp konterylerine.
Bellerini iyice kaldırıp havaya
Suratlarını da sokarak bir acayip duruma
Yumulmuşlar hedefe
Bir yandan da hırlıyorlar birbirlerine
Maskaralar
Anlaşıldı sığamadılar çöp konterylerine.
Bellerini iyice kaldırıp havaya
Suratlarını da sokarak bir acayip duruma
Evde kal…Evde kal…Evde kal…
Evde kalsam ne yazar,
Evimde aş pişmeyince.
Hep sermayeye arka çıktılar,
Bakakaldı ücretsiz izine çıkarılanlar
Üflerim camın üstünden gaz lambasını
Fitilin kokusu yayılırken hafifçe odaya
Uzanıp sünger yatağa
Efkar şelalemle kalırım baş başa,
Ve başlarım yazmaya.
Köylerden geldik büyük bir aşkla,
Öğrenmeye aç,
Yokluk yoksulluk içinden,
Gönen Öğretmen Okulu’nda,
Kalabalığa karıştık.
Sokaklarda arabalar
Diiiiit, dooooot, düüüüütt
Dido, dido, dido
Gooooooooook!
Şu deryanın keyfine bırakılırsa
Şu deryanın keyfine ustam.
Türkiye Cumhuriyeti üstüne,
Bir Osmanlı Devleti daha kurulur,
Yıkılır.
Kurulur,
Bir gün olur da
Sararırsa yüreğinde yapraklar
Yürü git
Boş ver öylece kalsın
Zamanlar.
Ne hep konuşulur, ne hep susulur
Söz gümüş ise sukut altındır derler ya
Boşuna değildir,
Ne zaman konuşacağını,
Ne zaman susacağını bilmeli insan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!