Ey gönlümdeki güzel!
Geçerken cemalin gözlerimin önünden
Tam karşımdasın, masa başında,elinde kalem
Kaldırıp başımı bir el edebilsem
Kahkahalar yükselecek yüreğimden.
Bilirim.
El ele verince yapamayacağımız iş yoktur,
Gerekirse darmadağın ederiz ortalığı.
Gerekirse ciğerlerini sökeriz dünyanın,
Çamurlarını sıçratmadan hiç kimseye.
Bilirim.
Bir gün geldi müfettiş,
Eğitim öğretime bakmadan,
Sınıfa bir adım bile atmadan,
Daldı,
Okula bitişik lojmandaki odama.
Hak verilmez alınır...
Susma! ...
Sustukça sıra sana gelecek...
Olur mu böyle olur mu
Hasretimin göğüslerinde kistler var.
İhmal etmeyelim takip edelim diyorsa doktor,
İyi bilin ki benim de göğüslerim de kistler var.
Ya da tükrük bezleri nodlarından kuşku duyuyor,
Biyopsi yapalım diyorsa eğer,
Benim de tükrük bezlerim şişiyor doktor,
Bugün seçim günü
Seni beklerken okul yolunda,
Gözlerim arar Bandırma vapurunu
Sözünün eridir rengarenk kasımpatılar
Nöbet tutar
Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında.
Lice eski mezarlığında bir oğul,
Kulp yolunda
Ufacık, daha günlük bile değil.
Bin dokuz yüz seksen altıdan bu yana
İçimde dağ gibi bir fırtına,
Bitmez tükenmez yanıp duran bir hüzün.
Yerde değil,
Havada yürüyorum ben.
Toz pembe bulutlarda,
Kanatlarım var uçuyorum ben.
O günden sonra,
Bükmeyin başınızı kederle önünüze
Akşam güneşi üzmesin sizi.
Sararmış yapraklarınız mahcup
Hasret efkarındadır ömrün
Bakmayın yüzüme yüzüme ayçiçekleri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!