Pencerenin önünde oturuyorum,
Bir gürültü,
Olmaz şeyler oluyor.
Derken yanı başımda bir bahar dalı
Çiçekleri kokuyor.
Ufak tefek
İnsanları parmaklarında oynattıklarını sanır kimileri
Halbuki
Deve kuşu misali
Ortadadır koca gövdeleri.
İşte gözlerinin önünde,
Esrarengiz koca bir masa.
Üzerinde özene bezene sıralanmış taşlar
Şah,vezir,at,fil,kale
Ve de piyonlar.
Sek sek oynar gibi kaydırırsan her birini sağa sola
Bir gün geldi müfettiş,
Eğitim öğretime bakmadan,
Sınıfa bir adım bile atmadan,
Daldı,
Okula bitişik lojmandaki odama.
Duyar gibiyim sesini
Bakışını görür gibi
Kokunu alır gibi
Kalbini okur gibi
Rengarenk sayfalar
En güzel şiirlerdir hayallerimde yazanlar.
Geleni gideni çok olan bir yerdeyim,
Karmakarışık bir yerde,kavgalar içinde
Sevgilerinle gel.
Zamanlar hüzün dolu,rüyalarda bahar
Yıllardır kış gibiyim.yıllardır sonbahar,
Hüzünlere isyanım var,
Ne zaman
Hal hatır,
İçten bir merhaba.
Karşında bir duvar,
Bir karış surat.
Doğruluk; sözün, davranışın, aşın,
İşin, düşüncenin, inancın,
Uygunluğudur gerçeğe, adalete.
Siz siz olun, sorun, sorgulayın,
Vicdanınıza inanın.
Arkadaşım aradı dün gece,
Ne var ne yok derken...
İşte!
Torunu gezdiriyorum dedi köyde.
Bir de,
Lice eski mezarlığında bir oğul,
Kulp yolunda
Ufacık, daha günlük bile değil.
Bin dokuz yüz seksen altıdan bu yana
İçimde dağ gibi bir fırtına,
Bitmez tükenmez yanıp duran bir hüzün.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!