Ne öfkeler ayaklanıyor,
Ne de kalemler köreliyor,
Usul usul yürüyor akıl.
Tebessüm halindeki mantık,
Dünyaya kazık çakacaklarmış gibi böbürlenenlere,
Geleni gideni çok olan bir yerdeyim,
Karmakarışık bir yerde,kavgalar içinde
Sevgilerinle gel.
Zamanlar hüzün dolu,rüyalarda bahar
Yıllardır kış gibiyim.yıllardır sonbahar,
Hüzünlere isyanım var,
‘’Nuh’ta geleceği okuma yeteneği olsaydı,
hiç şüphesiz gemisini batırırdı.’’
E.M.Cioran
Bu nedir Tanrı aşkına
Kızıllığa bürünüyor Beydağları,
Belli belirsiz,
Dağınık.
Ama kızıl ama turuncu
Ey hasretim!
Sarıdan da öte saçların,
Ne zaman
Hal hatır,
İçten bir merhaba.
Karşında bir duvar,
Bir karış surat.
Doğruluk; sözün, davranışın, aşın,
İşin, düşüncenin, inancın,
Uygunluğudur gerçeğe, adalete.
Siz siz olun, sorun, sorgulayın,
Vicdanınıza inanın.
Duyar gibiyim sesini
Bakışını görür gibi
Kokunu alır gibi
Kalbini okur gibi
Rengarenk sayfalar
En güzel şiirlerdir hayallerimde yazanlar.
Arkadaşım aradı dün gece,
Ne var ne yok derken...
İşte!
Torunu gezdiriyorum dedi köyde.
Bir de,
Lice eski mezarlığında bir oğul,
Kulp yolunda
Ufacık, daha günlük bile değil.
Bin dokuz yüz seksen altıdan bu yana
İçimde dağ gibi bir fırtına,
Bitmez tükenmez yanıp duran bir hüzün.
Yerde değil,
Havada yürüyorum ben.
Toz pembe bulutlarda,
Kanatlarım var uçuyorum ben.
O günden sonra,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!