Bekar odası
Aslında okulun deposu.
Binanın içinde
Küçücük
İç içe,
İki oda.
Ne öfkeler ayaklanıyor,
Ne de kalemler köreliyor,
Usul usul yürüyor akıl.
Tebessüm halindeki mantık,
Dünyaya kazık çakacaklarmış gibi böbürlenenlere,
İşte gözlerinin önünde,
Esrarengiz koca bir masa.
Üzerinde özene bezene sıralanmış taşlar
Şah,vezir,at,fil,kale
Ve de piyonlar.
Sek sek oynar gibi kaydırırsan her birini sağa sola
Duyar gibiyim sesini
Bakışını görür gibi
Kokunu alır gibi
Kalbini okur gibi
Rengarenk sayfalar
En güzel şiirlerdir hayallerimde yazanlar.
‘’Nuh’ta geleceği okuma yeteneği olsaydı,
hiç şüphesiz gemisini batırırdı.’’
E.M.Cioran
Bu nedir Tanrı aşkına
Kızıllığa bürünüyor Beydağları,
Belli belirsiz,
Dağınık.
Ama kızıl ama turuncu
Ey hasretim!
Sarıdan da öte saçların,
Ne zaman
Hal hatır,
İçten bir merhaba.
Karşında bir duvar,
Bir karış surat.
Doğruluk; sözün, davranışın, aşın,
İşin, düşüncenin, inancın,
Uygunluğudur gerçeğe, adalete.
Siz siz olun, sorun, sorgulayın,
Vicdanınıza inanın.
Arkadaşım aradı dün gece,
Ne var ne yok derken...
İşte!
Torunu gezdiriyorum dedi köyde.
Bir de,
Geleni gideni çok olan bir yerdeyim,
Karmakarışık bir yerde,kavgalar içinde
Sevgilerinle gel.
Zamanlar hüzün dolu,rüyalarda bahar
Yıllardır kış gibiyim.yıllardır sonbahar,
Hüzünlere isyanım var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!