Pencerenin önünde oturuyorum,
Bir gürültü,
Olmaz şeyler oluyor.
Derken yanı başımda bir bahar dalı
Çiçekleri kokuyor.
Ufak tefek
İnsanları parmaklarında oynattıklarını sanır kimileri
Halbuki
Deve kuşu misali
Ortadadır koca gövdeleri.
Bekar odası
Aslında okulun deposu.
Binanın içinde
Küçücük
İç içe,
İki oda.
Ne öfkeler ayaklanıyor,
Ne de kalemler köreliyor,
Usul usul yürüyor akıl.
Tebessüm halindeki mantık,
Dünyaya kazık çakacaklarmış gibi böbürlenenlere,
İşte gözlerinin önünde,
Esrarengiz koca bir masa.
Üzerinde özene bezene sıralanmış taşlar
Şah,vezir,at,fil,kale
Ve de piyonlar.
Sek sek oynar gibi kaydırırsan her birini sağa sola
Duyar gibiyim sesini
Bakışını görür gibi
Kokunu alır gibi
Kalbini okur gibi
Rengarenk sayfalar
En güzel şiirlerdir hayallerimde yazanlar.
‘’Nuh’ta geleceği okuma yeteneği olsaydı,
hiç şüphesiz gemisini batırırdı.’’
E.M.Cioran
Bu nedir Tanrı aşkına
Kızıllığa bürünüyor Beydağları,
Belli belirsiz,
Dağınık.
Ama kızıl ama turuncu
Ey hasretim!
Sarıdan da öte saçların,
Ne zaman
Hal hatır,
İçten bir merhaba.
Karşında bir duvar,
Bir karış surat.
Doğruluk; sözün, davranışın, aşın,
İşin, düşüncenin, inancın,
Uygunluğudur gerçeğe, adalete.
Siz siz olun, sorun, sorgulayın,
Vicdanınıza inanın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!