İlkokul mezunu belediye çalışanı greyder operatörü
Cennet Kokulum
Dokunamadım ipek saçlarına,
Saramadım seni bir kez kollarıma.
Gözlerini açmadan bu dünyaya,
Bir rüya gibi geldin, döndün sonsuzluğa.
Enkazın Eşiğinde Maraş
Enkazın eşiğindeyim ben,
Yıkılmış sokakların sessizliğinde.
Göğe yükselen toz bulutlarının ardında,
Yaralı bir şehrin kalbinde.
Göklerin Tacı
Al rengini şafaklardan alırsın,
Tarih susar sen ayakta kalırsın.
Sana selam durur her doğan güneş,
Dünyada bulunmaz sana hiçbir eş.
GÜLÜŞÜM
Hasret dolu günlerimin içinde,
Geceler sessiz, yollarım hüzünlüydü.
Kara bahtımın en soğuk yerinde,
Bir tek sen vardın, içimi ısıtan gülüşünle.
Hani Nerede?
Bir zamanlar canımdan öte saydığım,
Gözüm kapalı yoluna baş koyduğum,
Düştüğümde uzanır diye el umduğum,
Hani nerede o candan öte dediklerim?
Küllerinden Doğan Maraş
Yaralar kabuk bağladı şimdi,
Ama unutulmadı o kara gecenin sessiz çığlığı.
Soğuk bir ayaz çökmüştü sokaklara,
Göğe yükselmişti enkazların ağır feryadı.
Küsmüşüm Kaderime
Bir yaprak misali rüzgâr önünde,
Savrula savrula yoruldu gönül.
Nice umutların solduğu yerde,
Kendi zindanına kuruldu gönül.
MUTLULUK KAPISINI SEN AÇTIN
Yıllar geçti ömrümün sessiz yollarında,
Bir keder saklıydı her yeni doğan günde.
Gülmeyi unutmuştu yorgun kalbim,
Umutlarım kaybolmuştu gecelerin içinde.
Perdeler Çekilmiş
Perdeler çekilmiş, şehir suskun bu gece,
Ay ışığı saklanmış karanlık köşelerde.
Bir lamba titriyor odanın içinde,
Zaman ağır ağır eriyor sessizce.
ŞANLI BAYRAK Rüzgârla sevişen o şanlı ipek,
Yerde bir damla kan, gökte bir melek.
Güneşin kıskanıp sustuğu yerde,
Eğilmez bu başlar senin önünde
Hilalin ışığı karanlık boğar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!