Ben pek ağlamam,
Ağlasam da gözyaşım akmaz hem...
Çelikten bir zırh kuşanır o an sînem.
Gururum siperdir benim en derin derdime,
Boyun eğdiğimi söyleyemez kimse kederime.
Dışarıdan buz tutmuş bir nehir gibiyim,
Kendi yangınımda ise divaneyim, deliyim.
Görüp de bu sessizliğimi adımı melankoli koydular,
İçimde gizli kalmış ne varsa kanatarak oydular.
Herkesin gözünde damla damla yaş görürler,
Ağlayan kalpleri hemen haklı bilirler.
Ben beceremem öyle ortalıkta dövünmeyi,
Bir acının gölgesinde çocukça övünmeyi.
Benim gözyaşım kalemimden akar sevgili,
Mürekkeple boyarım yürüdüğüm her menzili.
Ben yazmayı pek bilmem, imlam hep yarım kalır,
Söylediğim her sözcük yükünü benden alır.
Virgülle noktayı hep birbirine karıştırırım,
Kendi kendime söylenir, kadere çıkışırım!
Nedir bu içimdeki bitmeyen nizam yarası?
Aşk dediğin, iki imla kuralının arası...
Ben uzasın diye bir virgül koyarım ömrüme,
Kader bir nokta fırlatır tam da günüme.
Ünlemler birikir içimde, hep bir sitem, bir acı,
Bulamadım bu kuralların içinde tek bir ilacı.
Soru işaretleriyle dolar yürüdüğüm yollar,
Sarmadı ki bizi parantez içindeki kollar...
Ben nerede durulacak, nerede susulacak inan bilmem,
Senden başka hiçbir gerçeği hafızamdan silmem.
Ama söz veriyorum sana bu darmadağın halimle,
Aşkını incitecek tek bir hata yapmam bu kalemle.
İşte böyle bir adamım, ne eksik ne de fazla,
Gönlümü avutamadım ne baharla ne yazla.
Kendi karanlığımdan kaçıp ışığına sığınıyorum,
Seni her düşündüğümde durmadan duruluyorum.
Sana mısra mısra harcanmış bir ömür sundum,
Bütün dünyayı gezdim de bir tek sende durdum.
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 19:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ben kendimi bildim bileli acısını, derdini öyle herkesin ortasında yaşayan, dert yanıp dövünen biri olamadım. İnsanlar dışarıdaki o sessiz ve dik duruşumu görüp beni kalpsiz ya da melankolik sandılar. Oysa içimde kopan fırtınaları sadece kağıda döktüm; gözümden akmayan yaşları mürekkep yaptım. Hayatı da duygularımı da hiçbir zaman kuralına göre yaşamayı beceremedim zaten. Ne zaman yolumu düzeltmeye, hayatıma güzel bir yön vermeye çalışsam kader hep işleri daha da çıkmaza soktu. İçimdeki o dinmeyen sitem ve cevapsız sorularla kendi karanlığımda kaybolup gidiyordum. İşte tam bu darmadağınlığın ortasında sana rastladım. Benim o sert, gururlu ve kimseye eğilmeyen yanım, senin varlığınla ilk defa sakinleşti. Kendimden bile kaçarken sende huzur buldum. Bu darmadağın halimle hayatta doğru yapabildiğim tek şey, kalbimi tamamen sana açmak ve ne olursa olsun bu sevgiyi incitmemek için çabalamak oldu.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!