Aksi seda vermedin gel diyen gönül sesime.
Neyi soruyorsun, nasıl sevdiğimi bilmiyor musun?
Sevgini özlemini kattım aldığım her nefesime,
Bir kez dahi görmeden öylece gidiyor musun?
Sağır oldun gel göreyim dediğim bütün çağrıma.
İstediğin oldu bak ben gidiyorum...
Sensiz yollar da bir bilinmeze
Yol uzun ben yorgun gidiyorum
Ne ekmek ne aş istemem yolluk
Hebemde ki sevda olur katığım
bütün özlemleri alıp omzuma
Eskiden göğsümde kuşlar uyurdu,
Gülüşüm baharın müjdesiydi yar.
Şimdi ruhumun içini kara kış vurdu,
Ömrümün üstünde buzdan izler var.
Yolumu yitirdim, izi kalmadı,
Gırtlağa dizilmiş her bir kelime,
Dökülmez dilden de kalır derinde.
Bir omuz ararsın, güvenli liman,
Sessizce ağlarsın kendi içinde.
Sözler düğümlenir, boğazda kalır,
Ruhunu ağ gibi hasret sararsa
Sevgin sızlar sevdan ağlarsa
Gitmeden diyeceğin bir sözün varsa
Sus söyleme, dersin hele bir git de gel..
Al ömrümü ömrüne kat
Seni bir kez dünya gözüyle görmeden
Sıkı sıkı gül tenini sarmadan
Felekten senli bir gün çalmadan
Gitmek istemiyorum, öyle gözlerim açık...
Bir kez daha seninle gülmeli yüzüm
Yalnızlığımın trip atacağı,
Kafamdakierin korkup kaçacağı,
Canımın bedene yük olmayacağı,
Bana yakın, benden uzak bir yere,
Nereye gideceği bilinmeyen,
Benden başka yolcusu olmayan,
Gitmem gerek, başımı alıp gitmem bu şehirden,
Senin sevdanın sızısından, o hasretin yangınından.
Tüm yolları yakıp yıkıp, kaçmam gerek senden,
Çünkü biliyorum, bu kalış, ikimizin de sonu olur.
Şimdi bu sözlerimden bir şiir çıkarırsın, bilirim,
Gözlerine baktığımda, kalbimdeki tüm boşluklar doluyor.
Seninle birlikteyken, dünya daha güzel bir yer oluyor.
Seninle birlikteyken, kalbim en güzel kelimeleri buluyor.
Sana sevgine mısra mısra eşi benzeri olmayan şiirler yazıyor...
Bir gün, tatlı dudaklarından zehir gibi acı bir söz düştü,
Gitsem bir dert, kalsam bir dert viranda,
İçimde bir sızı tüter derinde.
Gözyaşlarım sel olup aktı toprağa,
Senden gayrı kimim kaldı bu handa?
Kal deseydin dünya benim olurdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!