Beni bu hastalıktan kurtarabilir misiniz,
Yani onu aklımdan çıkarabilirmisiniz,
Yada çıkarmana yardım edebilir misiniz,
Ben tek başıma yapamıyorum...
Onsuz uzun geceler, birer işkence,
"Telefon kapalı, bir şey mi oldu?"
Deyip de yollara düşeni vardır.
"Saniyeler geçti, vakit mi doldu?"
Meraktan uykusu kaçanı vardır.
Benim ekranımsa gece aydınlık,
Ruhumun karanlığında bekliyorum seni
Gözlerim yüreğime seni soruyor
Ellerim bendeki seni arıyor
Benim en aydınlık yanım neredesin sen?
Gözlerin dünyama güneş doğup batıyor
Teninde avut beni,
Kokunda uyut beni,
Sevginle sar ruhumu,
Sonsuzluğa yürüt beni...
Gözlerin bir deniz olsa,
Tenine dokunmadan ruhun ruhuma değdi,
Gözlerin gözlerimde bir ömre boyun eğdi.
Adını bilmezken bak, kalbim seni seçmişti,
Bu yangın çok derinde, ezelden beri vardı.
Sanki bin yıl öncesi tanışıyor gibiyiz,
Tenin kokusunu bilmez her gelen,
Gözü kör olanlar markaya bakar.
Ruhun bahçesini görmez kör olan,
Gider de sahte bir dünyaya akar.
Bin duam içinde yerin var idi,
Terazi hassas, mizan ince bir tel,
Herkes durduğu yeri bilmeli evvel.
Ziyan olur vaktin, beyhudedir el,
Değer bilmeyene makam verilmez.
Cahil bezirgâna açma sergini,
Her yanım o kadar sevmemiş sevilmemiş
sevgi görmemiş insanlarla dolu ki,
Aşkı insanca saf ve tertemiz yaşatmak için tek çare kendi dünyama çekilmek
ve kıskançlık nefret gibi duygularla alakamı kesmek...
Öyle taş gibi bir kalbim olacağına hiç olmamasını tercih ederim...
Ben böyle arzulu değildim seni görmeden önce
Böyle alev alev yanmazdı bedenim
Ve böyle hızlı hızlı atmazdı yüreğim. . .
Düşünmez düşlemezdim kimseyi her gece
Kendimle dertleşirdim, hayal kurmazdım ben böyle,
Umursamaz biriydim, aymazca gülerdim
Tesadüf değildir yoluna çıkan,
Kimi çiçek sunar, kimi bir diken.
Rabbimdir ruhuna aynalar tutan,
Gelen boş gelmiyor, her an bir erken.
Q
Bazen merhamettir, gözünde yaşlı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!