Gönül sarayına merhamet dolsun,
Düşenin elinden tutmak borç olsun.
Veren el alanla huzuru bulsun,
İyilik imkan değil, öz meselesi.
Zenginlik dediğin mal mülk mü sanma,
O nasıl kalp, Üçünü beşini sevmek ne diye
Yetmıyormu, Hakk'tan sana özel tek bir hediye
Birde övünüyorsun ben hovarda yım çapkinim diye
İnsan olan insan, Allah tan korkar kuldan utanır...
Sev say gönülden eyle muhabbet
İyiyim işte, dedim yalancı yüzlere karşı,
Ömrümün akışı, savrulan yaprak misali,
Ne fırtınalar kopuyor içimde, hiç kimse bilmez,
Yüzümde bir tebessüm maskesi, kimse anlamaz.
İyiyim işte, dedim sahte yüzlere bakıp,
Sonra hızla yürüdüm, bir an duraklayıp.
Geldim bu yaşıma devran sürmedim,
Para pul cahile söz bana kaldı.
Dolaştım gülistanda kıyıp gülü dermedim,
Elime batan diken, köz bana kaldı.
Yazdığım şiir oldu gönlüm şenlendi,
Kaçma,
Gel otur Karşıma,
Oturda anlatayım Sana
Aşkıyın ateşin de Yanarken
Soğuktan titrer gibi Durmayı...!
Kader bu ya bazen, ırakta kalan,
Bir garip gönüle tutsak eder yar.
Duan olur her dem, aşkınla dolan,
Kurduğun en güzel düşte o var yar.
Gönül raylarında yorgun bir katar,
Kader dediğin bir yol, seçen sensin aslında,
Hakikat aşikârdır, her nefes faslında.
Roller ezelden değil, yaşarken biçilirmiş,
Kimi nuru seçermiş, kimi küfrün pasında.
Ebu Cehil karanlık, bir inadın esiri,
Kaderin elinde bir ince sızı,
Savurmuş her yana baharı, yazı.
Dinmiyor kalbinin o sert avazı,
Kırmışlar, incitmişler, üzmüşler seni.
Tozlu yollardadır geçmişin izi,
Kaderin kalemi kanla yazılmış,
Çöllere savrulmuş küllerimiz var.
Vuslat gelmezden mezar kazılmış,
Bükülmez denilen bellerimiz var.
Gözlerin ufkumda sönmeyen fener,
Kader ne yazdıysa boyun eğdik,
Her acı sofrada hakkını verdik.
Umut heybesini boşaltıp serdik,
Gönül kapısını bin kez onardık.
Acıyı dibine kadar içmişiz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!