Ankara'da fırtına var! Gök gürültüsüyle inliyor,
Siyah bir kumaş gibi gök, Kızılcahamam'dan yayılıyor.
Rüzgâr Park Orman'ı savurur, Kuğulu'nun sesi boğulur,
Şiddetle esen her yaprak, bir çığlığın izini taşıyor.
Rüzgâr, Tunalı'nın kalabalığında esen bir ağıt, binalara çarpıyor,
Bazan bir cümle yeter anlatmaya
Bazan saatlerce dil döksen anlaşılamazsın
Yüreğini yoluna serdiğin sevdiğine dersin
O sana söyler, yaylım ateşi yorgun sözler
Her söz menzile erdiği kadar değil
Etkisi kulaktan gönüle vardığı kadar
Anlaşılmak... Dilde sükûn, kalbe huzur,
Sözcüklerin ötesinde bir buluşma anı.
Bir lütuf ki, suskunluğu bile okur,
Ruhumdaki gizli, en mahrem yazgıyı.
Yanımda olmak değil, beni anlamak için,
Ne bir gül açtı gönlümün bahçesinde,
Ne de bir bülbül öttü şenliğinde.
Her umut çiçeğim soldu avuçlarımda, Felek beni yordu bu gençliğimde.
Ne sırlar verdim taşa toprağa,
Ne dualar ettim boş kalmış ocağa.
Anne olmayı ne kadar çok isterdim
Canımdan bir can vermek
Dokuz ay karnimda taşımak
Attığı her tekmeyle sevinmek
Sessiz hareketsiz uyudugunda telaşlanmak
Karnım burnumda her şeyine katlanmak isterdim
Aradığın hayat cevap vermiyorsa
Lütfen daha sonra tekrar dene
Tekrar dene Tekrar tekrar dene
Ama lütfen vazgeçme..
Hadi
Şimdi ay'ı tut elinden kaldır
Lal olsam dilim sussa ne olur
Konuşan gözlerim var benim
Ve bakışlarım da saklı tüm sırlarım
Sevinç var
Hüzün var
Aşk var
Paslanıp çürüse de gönül kafesim,
Sorma "napıyon, kimle, nerdesin?"
Her an kulağımda çınlasa sesin,
Ölüme çare olsan aramam seni.
İstemem senden tek bir hatıra,
Kandırılıp kanayarak birgün gelirsen yanıma.
Dün görmezden geldiğin bendim, unutmadım onu bil
Beni düşünür gibi, yanım da gibi yalan tatlı dil
Arasanda bulamayacaksın, giremeyeceksin bu kez kanıma...
Anmam aşkın adını, bir daha sevmem kimseyi
Yeni bir yılla eskisi mazide kaldı,
Zaten terör ve sefaletten bıktı usandı,
Bıçak kemiği geçti cana dayandı,
Aratmaz inşallah gelen yıl yine gideni...
Acıdan stresten dünya iyce kocadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!