El ne derse desin bana
Sevmişim vermem cihana
Gidene dek mezarıma
Esiremin esiriyim
Ne başımın, ne paşamın
Beni mi buldun felek
Kahpeliği yapacak
Genç yaşta yüreğimi
Ne vardı ki yakacak
Seni anlamıyorum
Sevmekten mi vaz geçtim yoluna çıkmaktan mı
Andıkça, ortalığı dağıtıp yıkmaktan mı
İsyanlarımla senin canını sıkmaktan mı
Yaşarken cehennemim oldun da ne oldu ki
Güneşin inadına sana derken güneşim
Kenarı kırık olduğu anlaşılıyordu kalbinin
Kendilerini ahlak zabıtası adledenlerin
Ahlaksızlıklarını gördükçe
Derinden öğle iç çekmeleri vardı ki
Kalemine kızıyor
Öğretmenliğinden utanıyordu adeta
Bir zamanlar kartal iken kuş oldum
Yaş kemale erdi artık boş oldum
Zevk eylence bitti sanki taş oldum
Hayatın son demi fenaymış oğul
Evin odaları sanki bir zindan
Deli gönül öne çıkma derdinle
İsyanını özelinde tut, dinle
İçten içe savaşsanda kendinle
Onun için olduğunu bilmesin
Hançer alıp yüreğini deşsende
Bu nasıl bir histir, şekli bilinmez
Kapı yok, baca yok, asla girilmez
Arasan bulunmaz, baksan görülmez
İnsana hükmeden, sevgimi yoksa
Gezip dolaşsanda, nafile olur
Senden sonra gül yoktu ki sevseydim
Sen benim sen, son gülümsün, Songül’üm
Yirmi değil yüzyıl bile geçseydi
Sen benin sen, son gülümsün, Songül’üm
Güneş ile çiğ damlası yapraktan
Dağlara yaslanırım
Ne yapsam taşlanırım
İstediğim her şeyi
Yaşattın,yarım yarım
Doyamadım yamanım
Kıyım için başı çekmiş puştların üçü
Kim der ki bunlar alemin efesidir
Sakın başka alanlarda arama suçu
Ozon u bile delen bunların nefesidir
Haydi haydi haydi kardeşim haydi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!