Sendeki o güzelliği görünce
Şu gökyüzü çığlık atsa yeridir
Hele bir de saçlarını örünce
Ay doğmasa güneş batsa yeridir
Zerafetin yürekleri yaktıkça
Seviyorsan gönülden
Düşürmeden dilinden
Eller beni elinden
Almadan gel ne olur
Sevmek kurşun atımı
Bağıra bağıra gelir
Ölüm üstüme üstüme
İlk toprağı sen at bari
Gülüm üstüme üstüme
Bir kuyuya nesi neyi
Neyi sorsam hemen dersin bana ne
Anlamadım bu nasıl bir anane
Ondan bundan yattan kattan sana ne
Bana gönül huzurundan haber ver
Eyer varsa sağduyunla bir olup
Şeytani fikre erup
Çakallara gaz verup
Parmağunla gösterup
Ha bu ha bu deyisun
Ha bu ha bu deyisun
Yine başım alevlendi
Ha piştim ha pişeceğim
Ömür atımın sırtından
Ha düştüm ha düşeceğim
Şu derdime erenim yok
Her yeni gün bir muştu getirecek sanmakla
Sabahları güneşin ışığına kanmakla
Bak gördün mü sevdiğim başı çektik yanmakla
Şimdi biz bu kadere rest çeksek haksız mıyız
İki çiçek gösterip karakışa savurdu
Şu ömrüme bir gram tat katmayan
Benden yana adımını atmayan
Hala benim güneşimsen batmayan
Öldüğümde mezarıma gelsen de olur
Çeşit çeşit acıları fethettim
Sözüm dilde heder oldu
Hala senden bir haber yok
Her şey bana keder oldu
Hala senden bir haber yok
Kışı geçti yazım güzüm
Çocuk yaşta çıktım yola
Düşe kalka sağa sola
Alt tarafı birkaç mola
Hala yoldayım yoldayım
Çıkış var mı ki çıkıla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!