Ne sözden anlıyor ne anlatıyor
İyi ki sevmişim hep ağlatıyor
Güleceğim derken,der gibi erken
Gözlerine beni yaralatıyor
İnsafın kurusun insafın senin
Bir insan sevdi diye
Derisi mi yüzülür
Madem derimi yüzdün
İnsan biraz üzülür
Allah belanı versin
Gönlümün sultanı sen iken tek sen
Dert değil bağrıma zehir de eksen
Bir ne ki, bin defa resti de çeksen
Senden ayrılmamın imkânı mı var
Kurusa yaprağım kırılsa dalım
Ey, kahpelerin karanlık yüzlerini
Işık sanan aymazlar,
Yirmi birinci asrın iki ayaklı
Hayvanları,
Tuzu kuru olanların
Yalakaları,
Sevişen gözlerde bir damlayız biz
Masmavi göklerde dolunayız biz
Hele ki dillerde ak sevdayız biz
İkimiz ikimiz ikimiz
Değişen edepten özden bize ne
Gidişine ne yaz uyar ne bahar
Ne vardı ki oralarda bu kadar
Bana bunca derdi reva gören yar
İki yakan bir araya gelmesin
Sahipsizin kış üstüne konanda
Ilgıt ılgıt esen rüzgar
Yardan bana haber getir
Ancak benin yüreğimi
Yar havası serinletir
Saçlarının kokusunu
Bakıp ta görüyorsan şahit gerekmez göze
Kolay mı vazgeçmesi gönül dönse de köze
Her şeyim açık işte ne lüzum var ki söze
Sen benim ilkbaharım ilk açan çiçeğimsin
Bir yanın şiir gibi bir yanın türkü sanki
Dardayım çok dardayım
Hiç sanmam duracaklar
Öyle yere düştüm ki
Yüz de yüz vuracaklar
Belki de sana doğru şu an son bakışımdır
Cemaline güneş olsam ay kızar
Yüreğinden uzak kalsam dert sızar
Anlamadım bu nasıl bir intizar
İki ara bir derede kalmışım
Sapaklarda bağlar gibi yol yolu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!