Kanlar damlar göllendikçe yaşıma
Döküldükçe hasret tuzu aşıma
Bu kaçıncı vuruşundur başıma
El insaf el ceylan gözlüm el insaf
Bal dudağa dokununca bal olur
Ayak sürtme zemheriyi unutup
Sarp dağlarla ovaları bir tutup
Biliyorsun bir değildir her kutup
Bir an önce gelmelisin çiçeğim
Bu baharda sensiz geçti bu yazda
Senelerdir garipçe, acımadan, zalimce
O çaresiz dertlerden çektiğin nedir senin
Seni o kadar yakan gönlünün tarlasına
Söyle bana ne olur ektiğin nedir senin
Bağrındaki taş bile eriyerek yiterdi
Seni kaybetmenin korkusu var ya
Ecel terlerini döktürür bana
Ben bunun neyini yorayım hayra
Hasret bostanını söktürür bana
Güzelim ömrümden ömrümü çalıp
Sorar isen bu sesi
Feryadımın sazıdır
Arar oldum nefesi
Bu nasıl bir yazıdır
….Benimi buldun felek
….Bir vuruşta yıkacak
Çiçekler gibi bakıyor
Cana balımsı akıyor
İnsanı başka yakıyor
Bu gün gördüğüm o güzel
Önünde secde ederim
Selam gelmeyince bülbüle gülden
Ne farkı kalır ki bülbülün külden
Nasıl çıkacağım ben bu müşkülden
Çaresiz halime çare sevdiğim
Kapkara bulutlar gezer başımda
Öyle yer ettin ki içimde öyle
Böyle aşk görmedim ömrümde böyle
Yerimde sen ol da yüzüme söyle
Sensiz yaşamanın çaresi mi var
Akşam gece sabah gündüz fark etmez
Ne kadar dert varsa başımı sardı
Bu benim derdimin çaresi nerde
Hani dert içinde çare de vardı
Bu benim derdimin çaresi nerde
Ne olur söyleyin kırlar çayırlar
Özle sözle kaşla gözle
Dert seyrinde izlenmiyor
İçindeki külle közle
Çaresizlik gizlenmiyor
Kader saymış can ı pasta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!