Nasıl dersin ben eldenim
Dağlarda esen yeldenim
Yoksa beni unuttun mu
Kardelen çiçeğim benim
Sen olmasan can kahrolur
Derdi sardı dört yanımı
Sende susta ala canımı
Gözlerime bakar iken
Görmüyorsun hicranımı
Bozuldun mu kapı zilim
Bu dert revamı ki bana
Dünyada bir beni bağlar
Gelmek istesem de sana
Dağlar engel olur dağlar
Demişler gibi uyuma
Bana kim acır ki aklımı yesem
Sayan de boşaldı dopdolu kesem
Ne zaman efkârım ters döndü desem
Masalar kurulur garip gönlümde
Ömrümün içinde kıyı köşemi
Yarın başka gün olacak
İster sevin ister darıl
Bu sevmenin sevilmenin
Son faslıdır iyi sarıl
Her şeyin vardır bir ilki
Ağız tadı ile meşke ermeden
Sevda güllerini sayıp dermeden
Koşup eylenmeye fırsat vermeden
Kahrolası zaman ne çabuk geçtin
Anında sönüyor bir ışık yaksam
Her aklıma gelişinde nefretim arşa çıkar
Efkârım hırs ateşinde dünyayı yakar, yıkar
Sanma gönül bir gün seni lanetlemekten bıkar
Seni küle çevirmeden bıkarsam kahrolayım
Kayar gibi hiç durmadan kel başta şimşir tarak
Gül yüzü güneş gibi kaşları ay hilalim
Saçları alev alev dudakları lilalim
Sanma ki dört mevsimde hep böyle geçecektir
Bir gün deli sonbahar seni de seçecektir
O zaman var ya işte yalınız kalacaksın
Bazen ateşim bazen tencerenin dipliyi
Bazen sabır taşıyım bazen pamuk ipliyi
Arasam ne yazar ki tipsiz veya tipliyi
Nasılsa kahpe felek bildiğini okuyor
Kim demiş herkesedir hakikatte barika
Kim ister ki böylesine çekip gitmeyi
Beni buna mecbur eden kader utansın
Göz gözeyken, el eleyken veda etmeyi
Beni buna mecbur eden kader utansın
Üzülmenin faydası yok dağılsa da han




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!