Ağladım yasakmış gibi
Kendimi bırakmış gibi
Göğsümü dövüyor duygularım
Duygu meşalesini yakmış gibi
Volkan gibi kaynıyorum
Onaltı yaşımda attın beni
Sırayla gönderdin önüne geleni
Dindiremedim içimdeki özlemini
Ne hale gelmişsin viran köyüm.
Şurada kayıt damı, yanı tandırdı
Aynaların olmadığı zamanlarda,
Narsis adında bir genç yaşardı.
Kahinler, bir şartla,
Ömrü uzun olacak dediler,
Sadece durgun suya,
Bakmamasını söylediler.
Bu rüyadan uyandığımda,
Ellerin ellerimde olacakmı,
Nar'ına yandığım da yoksa,
Gözlerim anlamsız donacakmı.
Yaslı dağların pınarlarından,
I
kaçıncı gölgenin..ağlamaklı hali
Bir tütsü kokusu şimdi burnumda
Hani Nerde O Canan
Yıllarca üzüldüm gözyaşı döktüm,
Çocuk yaşta binmiştim öküze,
Unutulmadı, hala aklımdadır.
Her duyan bir laf söylemişti,
Olurmu ya, yakıştıramadım size.
O, kocaman öküz, ben çocuk,
Ay ışığı vuruyor odana,
Masanın üzerinde,
Karalanmış kağıtlar.
Şimdi burada değilsin,
Ama beni duyuyorsun,
Söyle sana,
a - Of be yüreğim yine yıktın beni,
Yaprak yaprak derde döküleceğim.
Alıp susuz çöllere attın beni,
Kızgın kumlarda serap göreceğim.
b - Sevda çağlayanı gibi akarsan,
Silinir ellerle yağlı ağızlar,
O yağlı ellerle bir de bıyık sıvazlar.
Bir tas suyu bir dikişte bitirir,
Bir demlik çayla keyfini yetirir.
Gerneşir, esner, iyice gevşer,
O Günlerden Bugünlere
Tarihi Bir Misyon
Kurtuluş Savaşı sona ermiş, Cumhuriyet ilan edilmişti. Şimdi, yeni Türkiye devletini, aşılması gereken ekonomik ve sosyal sorunlar bekliyordu. Bu dönemde tasarrufu teşvik ederek toplanacak fonlarla bütün ekonomik faaliyet kollarını finanse edebilecek, gerektiğinde çeşitli alanlarda sanayileşme hareketinin başlatılmasına kendi kaynaklarıyla katılabilecek milli bir kuruluşun doğması ve milli bankacılık sisteminin oluşturulması ihtiyacı derin bir şekilde hissediliyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!