Sevgili Mucizem....
Bugün metro istasyonunda seni beklerken,
zamanın sesini duyar gibiydim. Her şey durmuştu,
sadece kalbim atıyordu, sanki yerin altındaki
raylara düşen her titreşim, kalbimin atışını
yankılıyordu.
Bir yere bakıyordum ama aslında hiçbir yere değil,
belki de bir hatıraya...
Bir yüz aramıyordum, bir bakışı beklemiyordum,
sadece "sen"i arıyordum kalabalığın içinde.
O kalabalık adımları birbirine karışan, nefesleri
birbirine değmeyen, gözleri kimseye dokunmayan
o insanlar — içimdeki sessizliği daha da
büyütüyordu..
Kalbim tuhaf bir aceleyle çarpıyordu; sanki
birazdan biri gelecekti...
Bana bakacak, “sana doyamadım" diyecek, sonra
kollarını açacak.
O an, bütün şehir susacak, trenler bile duracaktı.
Ama olmadı, biliyorsun...
O an da, o ses de, o sıcaklık da gelmedi.
Vagonlardan inenleri izlerken, gözlerim yüzlere
değil, ayakkabılara takılıyordu.
Renklerine, adımlarına, yere bastıkları ana...
Çünkü her adım, senin bana gelişin olabilirdi.
Bir çift ayakkabı bana doğru geldiğinde, içimde bir
telaş büyüyordu; ellerim titriyor, nefesim
daralıyordu.
Ama her seferinde yanımdan geçip gidiyorlardı...
Ve ben, geçip giden her adımla biraz daha
eksiliyordum.Trenlerin uğultusu kulaklarımda değil, içimdeydi.
Her trenin sesi, bir vedanın yankısı gibi çarpıyordu
kalbime.
Rayların metal soğukluğu, içimdeki boşlukla
birleşip, beni daha da dibe çekiyordu.
Bir tren geliyor, bir yabancı iniyor, bir umut
gidiyordu.
Her seferinde aynı...
Her seferinde eksilerek, yalnızlaşarak, susarak...
Yerden havalanan bir gazete parçası vardı,
rüzgârla birlikte dans ediyordu.
Kısa bir an, o kağıtta senin adını gördüğümü
sandım.
Eğildim... ama sadece bir kelime vardı: "Beklemek."
O kelimeydi belki de benim en büyük cezam.
Çünkü ben seni hâlâ orada, o istasyonda
bekliyordum.
Zaman geçmiyordu, trenler gidiyordu ama senin
gelişin hep aynı saatte erteleniyordu.
Bir süre sonra fark ettim...
İnsan birini kaybedince, sadece onu değil, kendini
de kaybediyor.
Sanki içimde bir tren rayı var, her hatıra o rayda bir
tren gibi geçiyor.Mucizem...
Kimisi yavaş, kimisi hızlı... ama hiçbiri durmuyor.
Ve her geçişte, senin yüzün camlarda beliren bir
hayal gibi beliriyor, sonra duygularım gibi hayallerim gibi siliniyor gidiyor.
.
Hoşcakal Mucizem ben Halâ
Ellerimi bıraktiğın o metro istasyonunda seni bekliyorum
Safkan // 16.10.2025
Kayıt Tarihi : 18.07.2026 05:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!