Güneş karanlığın sevdaysındayken
kızıla bürünür günbatımları
Çünkü zaman aşka çağırır gökyüzünü
tanık olsun en insan
ve ibret alsın şuracığında doğan ateşten
yasak Mevyeyi Adem e yediren
Hava kararıyordu.
Ve soğuk bir haziran
Şehrin Arnavut kaldırımlarında yürürken;
Düş bahçeleri değildi beklediğimiz
Öğretmişti hayat ;
Kelimelerin şiire aktığı coğrafyasında acının
gelişigüzel dudak arası sözcükleri
gecenin bir yarısı sıradan vakitlerde
nerde harcandı el değmemiş sevdalar kimbilir?
tensel heveslerin kirli kokusu sarmış canım çiçeklerin üstünü
sadece adı kalmış kumsallarda gölgelerin
tek zamanlık sevişmelerden geriye
şömine ateşi gibi sıcacık ısıtırdı ya hani
bir radyo kanalında ansızın çalarken
put gibi kalalırdık öyle
damarlarımızda daha bir hızlı akardı kan
keskinleşirdi nefes alışlar
hani kaleme sarılırdık da
Mevsiminde yağmuru beklerken
takıldı gözlerim bir yanı kuruyan yaprağa
dalı mı vazgeçmişti ondan
yoksa çok mu yıpratmştı ayazlar ?
Öykündüm birden
Ne kadar benziyordu ruhum o an ...
AYRILIĞIN ADALETİ YOK
GİDENİN ACIMASI
HANGİ SEVDAYA BAKARSAN BAK
GÖZÜ YAŞLI BİR SEVDALI
SON BAHARDA DÜŞÜYOR HER YAPRAK
DERLER Kİ İNSAN YAĞMUR DA BİR BAŞKA HÜZÜN YAŞARMIŞ
BELKİ DOĞRUDUR BELKİDE YANLIŞ,
ÖYLE Kİ GÖZLER YAŞINI GÖKYÜZÜNDEN ESİN ALIRMIŞ,
NE GELİRSE YÜREĞİN BAŞINA ÖZLEMEKTEN
VE DAHİ AYRILIK GİDERKEN
GÜLÜMSEMEYE CİNAS İÇ ÇEKİŞLERE HAS
ETTEN VE KEMİKTENİZ
HER YÜKÜ OMUZLASAKTA
İÇTEN ÇÜRÜR BEDENİMİZ ...
BAKMA GÜLDÜĞÜMÜZE
O Kİ KONUŞTUĞUMUZA
KAR ALTINDA KALMIŞ BİR ÇİÇEK GİBİ
bu akşam birden fazla düşünce var kafamda
ve ruhumda duygu yükleri
özlemekten yorulduğum dönmeyenlerim var mesela
sevmiyorum diye kendimi kandırdığım
yüreğimi kanatan candan öte sevdiklerim
gözlerimi dolduran hatıralar değil
sitem etmek değiştirmiyor kaderi
velhasıl akıntıya bıraktım herşeyi
şurda kalan kaç bahar ki
nasılsa kavuşacağım bir gün sevdiğime
ozamana dek
susup beklemek gerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!