Gururumu, nefsimi, gayrı hiçe saymışım,
Ömrün güzel yılları, gitmiş boşu boşuna.
Bir vefasız yâr için, ben nefsime uymuşum,
Harcamışım gençliği, bitmiş boşu boşuna.
Söyleyin Allah aşkına,
Nasıl kal derim ki gitmek isteyen birine.
O çoktan kararını vermişti.
Gözleri saatin akrebine takılmış,
Çoktan almıştı beyaz mendilini,
Ayrılık treninin beklenen yolcusu olmuştu çoktan.
Hasretin kalbimi, hüsrana saldı
Yıpranmış resminde, elimde kaldı
Buğulu gözlerim, maziye daldı
Çaresizim işte, boynumu büktüm.
Çaresizim yârim, unutamadım
Saat sabahın üçü,
Penceremden süzülen ay ışığını
Seyrediyorum.
Kafamda deli sorular.
İnan bana.
Varlığında yokluğunu yaşamaya,
Bu gece sonlardayım sevdiğim.
Son kez oturdum seninle masaya.
Sen keyifle yemeğini yerken,
Bir kez bile bakmadın gözlerime.
Aldığın her kaşık ta azalan tabaktaki yemek,
Değildi ki.
Hayat denilen bu yolda yürürken,
Ayaklarımdan çok yüreğim yoruldu.
Her gelen ömür bahçemden bir gül kopardı,
Hazan oldu ömrüm.
Bu hayat yolculuğunda çok acılar çektim,
Ağladım dolandım fani dünyayı,
Yârime benzeyen yâr bulamadım.
Ah ile geçirdim haftayı ayı,
Eğlenip kalacak yer bulamadım.
Yârime benzeyen yâr bulamadım!
Niye böyle dertli dertli ötersin,
Senin derdin benden çok mudur bülbül?
Gam alır yüreğin keder satarsın,
Yaranı saranın yok mudur bülbül?
Senin derdin benden çok mudur bülbül?
Esen rüzgarlarla gelmesin sesin,
Seni yüreğimden attım bilesin.
Anladım ki sen bahtıma çilesin,
Üç günlük dünyayı ettin bana dar.
Seninle yolumuz buraya kadar!
Ben bu şehrin karanlık sokaklarında,
Kaybettim gençliğimi.
Derler"ki akşamlar hüznü,
Gece acıyı getirirmiş.
Ben yüzümde hüznü,
Kalbimde acıyı taşıdım yıllardır!
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!