Aklımın kıyısına vuran o sert dalga,
Sadece üç kelimeydi
"Bitti buraya kadar."
Oysa ben, binlerce kelime biriktirmiştim sana
Hepsini bir 'peki'nin içine sığdırıp
Kendi sessizliğimde boğuldum o gün.
Önce sesin çekildi kulaklarımdan
Sonra gülüşünün rengi soldu.
Gökyüzünü griye boyadın tek bir hamleyle
Maviyi yasakladın, yeşili kuruttun...
En çok da ellerimin üşümesine sustun
Hani o kış günü, ısınmak için saklandığım avuçlarını
Bir uçurum gibi önüme serip gittin.
Bir veda borcun vardı, onu da ödemedin
İntihara meyilli bir hüzünle bıraktın beni
Hata bendeydi belki..
Çölün ortasında gül bahçesi düşlemek...
Sağır birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek gibiydi seni sevmek.
Ben senin kıyında fırtınalarla boğuşurken
Sen başka limanların güneşine gülümsedin.
Susmak mı dedin? Sustum.
Kaybolmak mı dedin? Yok oldum.
Gözyaşlarımı dizelerime katık edip
Seni şiirlerime döktüm.
Kâh özlemden delirdim
Kâh öfkeden köpürdüm
Ama her defasında o kırık köprüden yine sana yürüdüm.
Artık yorulmak hafif kalır
ben bittim.
Cebimde sakladığım o son umudu da
Senin hiç uğramadığın o merhamet kapısına bırakıp gittim.....
Kayıt Tarihi : 6.05.2026 19:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!