Elbruz dağının zirvesine bir bilge kartal konar
O vakit düşten uyanır çağın yedi caihanı da
Ne isimler kanar karlı günler gibi
İşte o bekçiler ahlaktan uzak düşmediği gibi
Adaletten de düşmemişlerdi
Bilge kartal sunar bilgisini:
Biliyorum adı uzak bir kent o
Ama olsun ben adını değil...
Kalbine aldığı,kaldığı kalabalığı seviyorum
...
Yüzümü sürmeliyim
Gölgeleşen sizlere
Öyle ki vapur düdükleri
Çalıp içinize
İkinci bir yeni asır
Döşemeliyim
Bir vadi ki göz yoruluyor üzerinde
Büyük Rift Vadisi'nin eteklerinde dolanır başım
Ayaklarımda çok tuzlu Lût gölü
Anılar koyar ömrüme ömrüme.
Hermon dağı'nın tutsakları özgürleşir bende,
Kendimi kaybetmiş gibi bulduğum zaman-
Zamanın içinde hapsolduğumu zannediyordum.
Meğer bir ihtiyaçmış kaybetmek-kaybolmak.
Sonra insan, diye düşündüm.
İnsan ne acayip bir mahlukattı;
Her kılık mevcuttu ceplerinin içinde,
Bilsem yine aşksın sen,
Bilsem yine hoşsun sen,
Gelsem kalsam yine,
Hergün bir anı olsam sana,
O, anın olsam yine.
Boşluğa saplanıp biraz daha -kalmak orada,
Bütün inançların gizlerinden uzak...
Korkunç kâbusların içinde sabırsız duran bir korku gibi
Kapılmak karanlığın gölgesine.
Ne yapayım,değişemiyorum,değişime!
Bir inat değil ki bu haşa,
Aksine ihtişamlı bir rüya.
Buğu tadında ama, aynı zamanda da üzüm kadar da tatlı!
Nice duyguları yanmış bir yığın yaprak var onda,
Ben günleri apaçık onda görüyorum,
İnsan her zaman bugünün eksikliğini yarınıyla tamamlamak ister;
Hâlbuki insan daima şu anını değil, yarınlardaki bugününü özler!
02.04.15.Konya
Sen yosunların ortasında
Kalmış bir aşksın sevgilim,
Öyle ki deniz kabukları kıskanır seni.
Buhur-u Meryem kadar
Özenle ve üzerine titreyen
Yaşam kadar masum.




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden