Bir fotoğraf maziyi canlı tutar.
Ama hazin -ama mesut eder sizi.
Bana da öyle oluyor hep;
Bir deniz,bir vapur,bir yeşil
Acılarımı süpürür.
Çünkü içinde bir ada mavisi,
Gerçek olan şu ki,
Onun karşısında duracak gücüm tükenmişti.
Ona her baktığımda
Uzak ülkelere,yaz sıcaklığına
Uçabilen özgürlükleri tasvir ediyordum zihnimde.
Aylar var ki, onun bir fotoğrafı düşmesin elimden,
Yüzümü sürmeliyim
Gölgeleşen sizlere
Öyle ki vapur düdükleri
Çalıp içinize
İkinci bir yeni asır
Döşemeliyim
Bir vadi ki göz yoruluyor üzerinde
Büyük Rift Vadisi'nin eteklerinde dolanır başım
Ayaklarımda çok tuzlu Lût gölü
Anılar koyar ömrüme ömrüme.
Hermon dağı'nın tutsakları özgürleşir bende,
Kendimi kaybetmiş gibi bulduğum zaman-
Zamanın içinde hapsolduğumu zannediyordum.
Meğer bir ihtiyaçmış kaybetmek-kaybolmak.
Sonra insan, diye düşündüm.
İnsan ne acayip bir mahlukattı;
Her kılık mevcuttu ceplerinin içinde,
Bilsem yine aşksın sen,
Bilsem yine hoşsun sen,
Gelsem kalsam yine,
Hergün bir anı olsam sana,
O, anın olsam yine.
Ne yapayım,değişemiyorum,değişime!
Bir inat değil ki bu haşa,
Aksine ihtişamlı bir rüya.
Buğu tadında ama, aynı zamanda da üzüm kadar da tatlı!
Nice duyguları yanmış bir yığın yaprak var onda,
Ben günleri apaçık onda görüyorum,
İnsan her zaman bugünün eksikliğini yarınıyla tamamlamak ister;
Hâlbuki insan daima şu anını değil, yarınlardaki bugününü özler!
02.04.15.Konya
Sen yosunların ortasında
Kalmış bir aşksın sevgilim,
Öyle ki deniz kabukları kıskanır seni.
Buhur-u Meryem kadar
Özenle ve üzerine titreyen
Yaşam kadar masum.
Gülümsüyorum dünyaya 'c' ile
Neden bilmem ama yalnız çocuklar tutuyor 'c' nin elinden
Böylece bulunuyorum
Yetmiyor 'c' ile gülümsüyorum
Bütün 'k' lere inat
Bir bülbül zamanınca...
kahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden