Hala tükenmemiş sevgilerim var insanlara
Ait değilim ben de bu yüzden,herkes gibi dağınık.
Lambalarım vardır; açık mavi ışıklar saçar
İnsanların umutlarına...
Tahrip olmuş kalıntılarla yaşadım hep,
Ayrılıklarla,
Önce kalbimi ısıtana bir baktım
Sonra kalbimi çalıştırana
Hamd,ikisinin arasına beni kavuşturanaydı...
Öylece bir gündü
Sıradan,sakin bol ilhamlı
Bir gün.
Tutunmak için önce bir gemi
Sonra bir hayal gerekiyordu
"Hayal kurmak çoğalan bir eylemdir; Onlar sizi azaltmadığı gibi, kırmaz da."
Çoğunluğun ,gürültünün ve sisin içinde durdum...
Bir gün, iki gün ,üç gün.
Belki de çoğunlukla bu kısıma aittim ben.
Vadiye bir türlü inemedim belki-
Belki de indim ...
Haber verilmedi bana.
Hangi hayat;
Şu yaşamımızdan akıp giden: tramvaylar, otobüsler, vapurlar, uçaklar, ve trenler gibi mi?
Yere , göğe , etrafına ,ve son olarak kendine bir bak!
Hangi hayat;
Kafasında şapkası olan, olmayan bu adamlara bir bak!
Şu elinde bavulları olan, olmayan bu kadınlara bir bak!
Annemin yalnızlığı funda çiçekleri arasında kaybolduğundan beri...
Athos dağında beyaz tavşanlar azalmıştı.
Tıpkı çilekeş keşişler gibi.
Yanlış yönler ve yosunlar...
Ve o özsel değerler;
Hepsi de çömlekçinin elindeki kilden farksızdı.
Gizlenmiş bir bahar vardı arka bahçede.
Nergislerin içinde duruyordu.
Narindi, sarı ve beyaz renkler arasında yeşil bir iklimdi bu hayat onun için.
Bulunmak hiç bu kadar zorlaşmamıştı.
Kabuklu deniz istiridyesi gibi kırmızı günler saklıyordu içinde.
Ben sürekli bir kâbusun içindeyim
Uykum başkalarının korkusu
Işıkları çalınmış başka bir dünya daha..
Tanıştık, kırıla döküle
Yüzleşmekle seviştik ama yalnız
Susuş, uzun,yorgun,yaralı bir yolculuktu
kahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden