Sana fil gülücüklerden bir yuva kuracağım,
İçinde eski bir radyo olacak.
Dilediğim kadar senden alacağım yanıma,
Her gün bir senle tanışacağım o evde.,
Her gün bir seni kaybedeceğim içinde,
Sonra ne mi olacak?
Mec ile doğdum diyorsun
Aklımı kaçırdım diyorsun
Sözüm er kişidir diyorsun
Şimdi bu kahır kimindir?
Ecele söz yetmez
galata kulesi
inişli çıkışlı tıkırtılı bir yol
loş ışıklı akşam müzesi
gündüzün işlek caddesi
galatalı insan.
kendi kalabalığından çok uzaklaşan
Zamanın azalan bir anındayım
Yerim yok,yurdum yok,yaşanmışlık yok.
Sadece ölü bir bahçenin içinde
Kurumuş güllerin hemen yanı başında,
Tüm ömrümce onlara bakıp,uzaklaşıp -kalıp, bekçilik ettim.
Faydasız yuvarlanıp giden boş bir gazoz kapağının
-Orada değilim
Kalbin orada
Duaların orada
-Orada değilim
İnsanlığın orada
Şükrün orada
Onu hep hayal ediyorum; belirli saatlerde,belirli bir yerdeyken
Görüyorum; eli cebinde bir mayıs türküsü gibi
Öylece karanlık içinde,ve içi oradan uzak ki
Şarkılar doluyor diline,ve uçuyor uçuyor,özgürlük hani nerede?
Onu hep hayal ediyorum; bir başıma- bir başınayken
Avucu çenesini örtüyor,o da geceye eşlik ediyor,sanki şiir gibi
Pek parlak pek yaldızlı hilale karşı mı durursun ey mahmud?
Adaletin vardı ama aslından uzağa bir sal gibi
Pek yaman çelişkiye özene durmuş gitmişsin
Esası bilip yitmişsin
Sözün er idi de ney'in mevlevisi
And içer gibi şiire kulak kesmek hoş idi
Bir şeyler olsun gönder
Çiçek olur,yaprak olur,çöp olur
Bir numara-bir mektup-
En iyisi bir şiir-bir şarkı
Vazgeçtim; hepsini topla gel!
Çünkü aradaki hasretin araç-gereçleri
Ey sevgili!
Sen en iyisi mi
Bu gece gel.
Gel ki üşümelerim geçsin,
Garkım dirilsin...
Gafletim irkilsin.
Yaptığı her iş bahardır onun,
Çiçekleri solmaz,suyu bulanmaz.
Aşkı düzgün bir yoldur,orada onlar ile yürümekten yorulmaz.
Bir çitin üstünde oturan alime benzer onun incisi...
Daldıkça kaldırmaz başını;
Derinliklere dalmak,saatlerce düşünmekle vazifeli bir aşktır onun baharı.
kahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden