O kadar çok eksik sayfalarımız vardı ki; "Hayat her şeye rağmen devam ediyor," diyemiyor insan olan- insan!
Yeterince yorgun bir yolu,
Ancak bu denli bir deli yürüyebilirdi...
Aciz kuşların sesi,
Ancak böyle cılız ötebilirdi...
Oysaki nereden bilebilirdik;
Biz sizin için yaşıyorduk,
Seni seviyorum cümlesi,
Doldurmazki,kalbimi,
Bu yeterli değil,
Sen benim ilham kaynağımsın,
Seninle çoğu geceleri uyuyorum,
Sen beni Ayın altında karşılıyorsun daima,
Mizan yapmaktaydım sizleri,
Halbuki sizler benim münasırımdınız
Yoksa çokmu önde gidiyordu fikirleriniz?
Zira ben çok çok sizlerleydim.
Belkim geç kalmıştı zihnim mümkündür!
Gönül bağım,
aşk-ı cihanım
hasretim,
uzak-ı yakınım,
Güneşim..
Merca-ı canım,
Birlik ve beraberlik olmayınca nasıl da dağılıyoruz...
Hangi araya girdik ki,biz böyle olduk?
Çıkış yok gibi,acele eden ellerimiz yok gibi
O eller ki,hep bir yaralıyı taşıyan sedyelerde kaldı
Yüreğimiz kendi cesetlerimizin başında feryat ederken
Sevgilim seni düşlüyorum
Burada senden çok uzakta
Notlarımın içine seni çekip seni yudumluyorum
Sevişiyorum seninle,okşuyorum seni
Notalara dokunur gibi, çok narin.
Ilık bir yaz meltemi sunuluyor yüzüme
Yedi kat göğün rüzgarlarını topla da topallamadan gel be sevgili...
Sensiz gözün gördüğü her bir yer meçhule yüz sürer,
Sensiz sevgili,sensiz her bir düş öyle uzak ve çalınmış ki,
Sanrılar ki ben, sensizim diye yedi kat yaban elde esir düşmüşüm...
Yo,yo! Dünya değil be sevgili
Değişimim,dönüşümüm dünyaya mı sanırlar?
Kendine acımak vedalardan geçer; yanlış seçimlerin getirip bıraktığı hatta yerleştiği vedalardan.
Kendine acımakla artık oturup düşünmen gerektiğini bilirsin.
Bilmek, düşünmektir çok yönlü-bilmek düşüşlerin kalkanıdır.
Kim isterki hayatının önemli, sağlıklı,sağlam,mutlu, ve değerli anlarını değerbilmezlere verip kendine-geleceğine veda etmeyi?
Ve kendine acımak, aslında bir direnişten geçer- o öyle dolu bir direniştir ki; çevresine muhtaçmış da dilediğinizi yapın anlamlarına asla taviz vermez.
Kendine acımak,aldanmak,kaybetmek,vedalarla koyun koyuna uyumak gibi,karmaşalara da izin vermez;
Bir tarafım hep eksikti bu yolda...ve ben yine bu yoldan vazgeçmiyorum...
Anlıyorsun değil mi, "fazla" kayberken, "eksikte" çoğalmaktayım...
Ümitliyim,ama asla yaralı değil,ben bir yarınım -ama senin değil...
Ben kararlıyım -karalayan değil,ve karamsar hiç.
Ve sen çok fazla olan kişi; şimdi sevin...ama emekleyebildiğin kadar...daha fazlası için değil!




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden