Bir parça can bıraktın ben de,
Bir tutam ise külüm kaldı elinde,
Bırakıp gidecektin,
Neden yaktın söylesene.
bir dakikalık ayrılık,
cehennemi yaşatıyor bana.
seninleyken her öpüşün,
baharları açtırıyor tenimde oysa.
yine içim sızlıyor.
sensizliği tatmak istemiyorum asla.
Kadınların çilesi mi hep ağlamak. Mutlu olmak onlara haram mı. Cenneti anaların ayaklarına seren Rabbim. Erkekler tarafından üzülsün diye mi dünyaya geldiler. Ağır işçi olan kadınlar.. Erkekler eve geldiğinde.
-Bugün ne iş yaptın. Ev de iş mi var. neden ben den habersiz gittin bunun gibi sözlerle kadınları taciz ediyorlar.
Bu yetmemiş gibi aldatılan yine kadınlar. Cicim ayları bittikten sonra erkekler,
kendilerini dışarda mutlu edecek arayışlara giriyorlar. Evde ki eşi, çocuklarını doğursun. Onları büyütmek için uğraşsın. Ev işleri hiç bitmez. Gömleğinin biri ütüsüz olsa olmayacak hakaretler. Kadınlar buna layık mı. Severek büyük bir aşkla evlendikleri eşlerini birzaman sonra hizmetçi gibi görüyorlar.
Neden fedakarlık hep kadınlara kalıyor. Hem yaptıkları yetmiyor gibi, birde
çoğu kadınımız dayak yiyor. Kadınlarımızın maddi olanakları yok. Hep
Her insan severek, mutlu olmak için evlenir. Nedense huzur, evlendikten bir sene sonra ilk çocuğun dünyaya gelmesiyle bozulur. Daha sonra ikinci veya üçüncü çocukta da, eşler arasında sevgi gittikçe azalır. Evliliklerin yüzde seksenbeşinde durum böyledir.
Günümüzde bakıyoruz evlilikten daha çok boşanmaların olduğunu görüyoruz. Nedenini sorduğumuzda ise eşlerin birbirine ilgisizliği ortaya çıkıyor. peki en önemli sebep ne? Tabii ki geçim derdi. Çoğu ailede kadın ve erkek birlikte çalışıyor. Çocuklar ise anne ve baba sevgisinden uzak, çocuk yuvalarında, sevginin dağılıp kendilerine milyonda bir zerrenin düştüğü ortamda büyüyorlar.
Gelelim eşlerin sorunlarına.. Evet ailenin yıkılmasına en büyük etken geçim zorluğu. Günümüzde gece gündüz çalışılsa bile hayat pahalılığı almış başını gidiyor. Bir kadın çalışsın veya çalışmasın erkeğinden herzaman sevgi ve şevkat bekler. Erkek ise eve geldiğinde sessiz bir ortam ve uzanıp TV. seyretmek ister. Yorucu bir gün geçirmiştir çünkü. Bir de işleri o gün rast gitmemişse, sanki eşinden alır hıncını. Sabretmek güzel bir duygu. Ama bir an gelir kadında sabredemez. Ailede böylece başlayan gerginlikler zamanla incelen yün ipliği gibi kopma noktasına gelir.
bir denizdi sevdayı aldı içine,
aşkı öyle yuttu ki..kendince.
geride kalan ise bomboş bir çerçeve..
İsmini kazımıştım yüreğime,
şimdi yalnızca hayaller ve şarkılar,
avuntum yine.
Aşk uğramasın sonbaharda,
Hüzün yaratıyor çünkü insanda,
Yaralı kalp tamir olur mu hâzanla,
Bense bahara aşıktım bir de sana,
Yaprakların dökülmediği sevdaya.
Mıh gibi çivilenmişim yüreğine,
Farkında değilsin.
Sevgini mezar yapmışım gönlüme,
Söz de sevmemişim.
Sen hangi hayal dünyasında yaşıyorsun.
Seni seveni görmediğin gibi,
gözyaşlarım biterse birgün,
bil ki
sana sevgim de bitecektir.
ben gönlümü verdim sana.
ben aşkımı, sevgimi verdim yoluna.
ben seni öyle sevdim ki
Rüyadan uyanmıştım seni kaybettiğimi anladığımda.
Oysa hayallerimiz vardı fidanlar ağaç olmamıştı daha.
Beklentilerimiz vardı yerini bulmamıştı.
Ya umutlarımız, hepsi bir yerlerde kaldı şimdi.
Her güzellik hayallere sığdı bir senin kalbine sığamadı.
Aşkla sevmiştik birbirimizi, Yüreklerimiz tomurcuktu.
Yıldızların altında olsak, sevgimizle.
Alev alev tutuşsa, bednlerimizde.
Bir kor gibi yansak, bizde ki ateşle.
Aşkın ben de bense hep seninle.
Bir nefes gibi aşkım, içine dolsa.




-
Yusuf Değirmenci
-
İbrahim Halil Akın
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryine sevda ile sitem mayalaması bir ürün olmuş tadından yenemez halde okudukca haz alınan bir sevda şiir daha gönlünde sevgi dolu dost yürekten kutluyorum menekşe hanım
HÜZÜNLÜ SEVDA YÜKLÜ ŞİİRİ YAZAN SEVEN YÜREĞİNİZ USLANMASIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Şiir ve hikaye kitabını büyük bir zevkle okudum.
Yüreğine sağlık