Bir kor ateşti düştü bir evin yüreğine,
Ana, baba yandı evlat hasretiyle,
Oysa kavuşacaklardı özlem bitecekti,
Candı canıydı oğul, Emre'ydi ismi,
Sevinçle mutlulukla gitmişti askere,
Bayrağa sarılı tabutuyla dönmüştü geriye.
Aşk acı aşk yalancı hep sancı
Diller çaresiz sazlar sessiz
Ay yıldızlara küstü bense sana
Güneş doğmuyor ki artık sabahlara
Gecelerde hüzün yetmedi mi daha
Kalbimi çaldın benim
Kalp hırsızı mısın sen.
Sana bu kadar hasret,
Bu kadar özlem dolu ruhum,
Kalp hırsızına esir mi olacak.
Seni seviyorum kelimesi,
Seni hissediyorum karış karış evimin her yerinde.
Görmediğimde arıyorum deliriyorum hayallerimle.
Bana bakan, içime işleyen bakışların nerede.
İçimi kıpır kıpır yapan ellerin nerede söylesene..
Düşünmekten korkar oldum artık, sensizliğimde.
Seni andım seni yaşadım bu sonbaharda.
Yürüdüm yürüdüm içimdeki bitmeyen aşkla.
Sararmış yapraklar yerlerde ben ise seninle.
Bitmez bu ayrılık bitmez bitmeyen hazânla.
Öyle tut ki ellerimi, sakın bırakma beni.
seni düşünmek ne güzel bu hayatta.
bir sevda fırtınası estirdin aşkında.
nerden çıktın sen, söylesene bana.
aşkısı çok seviyor seni, anlasana.
hayallerim gerçek oldu yaşantımda.
seni buldum bırakmam bir daha.
Dolap beygiri gibi olmuştu dolaşmaktan başı. Elinde ki adresi kime sorduysa cevap alamıyordu. Nasıl bulacağım diye düşünürken, çok yorulduğunu hissetti. Bir yerde oturup hem karnını doyurmalı, hem de adresi sormalıydı. Karşısına ilk çıkan restearuanta girdi. Bir masaya oturdu. Sağına soluna baktı kimseler yoktu. Öğlen olduğu için herhalde diye düşündü. Garsonun hoşgeldiniz demesiyle irkildi. Bu ürkekliğinin sebebini biliyordu. Tek sebebi kocasıydı. Garsonun tekrar ne istersiniz? sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı.
-Öncelikle çorba istiyorum. Tavuklu pilav, salata bir de ayran.
-Tabii efendim.
Düşünceleri nereye giderse gitsin onunlaydı. Senelerce kocasının parasızlığıyla savaşmış, bir de bu yetmemiş gibi aldatılmıştı.
En kötüsü de aldatılmaktı. Neyi eksikti bir başka kadından. Güzeldi. Kariyer sahibiydi. Çocukları olmadığı için genç kız vücuduna sahipti. Garson istediği yemekleri getirmişti. Ne kadar acıktığını yemeklerini yerken anladı. Bir yandan da düşünceleri, kafasından film şeridi gibi geçiyordu. Daha otuzbeş yaşındaydı. beş sene olmuştu evleneli. Başında herşey güzeldi. Ama cicim ayları çabuk geçmişti. Meğerse evlendiği kişi çapkın biriymiş. Evliliğinin ikinci ayında anlamıştı bunu. Gözleriyle görmüştü kocasını, bir cafe de bir kadınla el ele oturduğunu. Hışımla eve gelmiş. Ağlamış kendi kendine
bağırmıştı. Akşam olmasını eşinin eve gelmesini bekliyordu. Nerdeee bir telefon bile etmeden o gece eve gelmemişti Tarık.
bekliyorum seni sevdiğim
beklettiğin o tozlu yollarda
o kadar doluyum ki seninle
kadeh kadeh içiyorum
sevgini de.
seni tüketsem tüm gecelerimde
eskidendi dostluklar, şimdi dost mu kaldı.
dostum dediğin, en büyük düşmanın
olmadı mı.
dostluğu kazanmak için, uğraş didin..
dostum dediğin de seninle uğraşmadı mı.
dostluklar bitti artık bu devirde.
ne var ben de beni sana bukadar çeken,
bir arı misali, çiçeğini buldun
bırakmıyorsun ki.
yine kovanına dönüyorsun yalnızım şimdi.
beraberlik güzelde yalnızlık çekilmiyor ki.
hergün bekliyorum senin bana gelmeni.




-
Yusuf Değirmenci
-
İbrahim Halil Akın
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryine sevda ile sitem mayalaması bir ürün olmuş tadından yenemez halde okudukca haz alınan bir sevda şiir daha gönlünde sevgi dolu dost yürekten kutluyorum menekşe hanım
HÜZÜNLÜ SEVDA YÜKLÜ ŞİİRİ YAZAN SEVEN YÜREĞİNİZ USLANMASIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Şiir ve hikaye kitabını büyük bir zevkle okudum.
Yüreğine sağlık