ellerime zincir vurdun.
esir ettin kendine.
yüreğimde ki hançer,
beynimde ki kurşun,
bedenimde ki mermiler,
hep senin eserin.
Aşkı, sevmeyi, sen öğrettin bana,
Her mevsim bahardı senin yanında,
Bulutlar bile kıskanır yağdırmazdı yağmuru,
Cıvıl cıvıl hareketlerinle girmiştin hayatıma,
Dünyam pembe, hayallerimse maviydi o anda,
Aramıza ayrılığı soktun ya, canın sağolsun.
şarkıların hepsi sana, nihaventte var
hüzzamda.
duygular daha bir coşkun,
karışıyor gözyaşlarıma.
özlemi körüklüyor hasretle yakıyor sanki.
içimde ki yangınsa patlayan yanardağlar gibi.
Bir şarkıydı sevgin, bir şiirdi duyduğum sesin,
Rüyalara daldıran hayalin, başka güzeldi bugün.
Aşkı anlatan dizelerde, yokluğun hep çekilmekte,
Sensizliğe sığan geceler, yazık ki hep benimle.
Açma gönlümün yarası, hâlâ kanıyor
Sorma yüreğimin dermanı o hep ağlıyor
Bilseydin ki ruhum nasıl yanıp tutuşuyor
Bekletirmiydin böyle beni, sabahlara dek
Bir yangın vardı içimde.. Senelere, aylara, günlere bölünmüş. Her takvim yaprağından tek tek düşen sayfalar, özlemleri de körüklüyordu sanki. Mutluluk grevdeydi herhalde. Yüzünü bile göstermiyordu bana. Ayrılan bedenlerimizdi yalnızca. Yüreklerimiz yanıyordu sessizce bir kenarda. Gözyaşlarımız ise akıyordu içimize. Bir beden de iki candık. Bir set vardı önümüzde aşılması güç. Engeller ise k.d.v gibi önümüzde.
Sen ruhumda sönmeyen tek ateşimsin. Yaktıkça yaktın. Öyle yaktın ki birtanem, yüreğimle yalnız seni düşünür oldum şimdi. Yolları soktun araya,
yalnızlığı ise hayatıma.. Bir sen bir de şiirlerim var yaşamımda. Seni buluyorum dizelerde, hasretin özlemin daha da koyuyor yüreğime..
Bana söylediğin şarkıları özledim. Bana okuduğun şiirleri özledim. Ben var ya bebeğim, aslında seni çok özledim.
Dön desende, dönmem artık geriye,
Sevdamızı bıraktın hangi yaban ellerde,
Yüzün mü kaldı yüzüme bakacak,
Sen aşkı çoktan bırakmıştın çöllerde,
Kurutmuştun umutları yarınlara inat.
Bir romandı aşk sende, bitirdin çabucak.
Sevgimi yolladım yüreğine, sevmedin beni,
Aşkla bakıp, görmedin hiç halimi,
Gözlerim de kalan kara bulutlar senin eserin,
Sayamadığım yıldızlar kadar hasretin,
Dokunamadığım güneş gibi özlemin,
Bugün öyle yaktı ki sevgilim.
şiirlerin çiçeklerle donattı dört yanımı.
dizeler gül oldu kurdu gönül tahtımı.
dikenleri yeri geldi yaktı hep canımı.
senin için atan bu kalp helâldir şairim.
şiirlerinle yakıyorsun ruhuma işler gibi.
Güzel, yeşillere bürünmüş bir köydü. İçinden şırıl şırıl bir dere akardı.Suyu hiç azalmaz daima boldu. Köyün ağasının kızıydı Zeyno. Babasının zenginlik hırsından, baskısından bıkmıştı. Yaşadıkları konaktan çıkmasına, izin vermezdi babası. Yalnızca bahçesinde dolaşırdı. Bir de hayvanların barındığı ahıra gider vaktini böyle geçirirdi. Yaşı onbeşinde çok güzel bir kızdı. Köyde kızlar onüç yaşına geldiklerinde evlendirilirdi. Hasan ağa, kızını kimseye layık görmüyordu. Çünki köyün tek zengini oydu. Fakir birine mi verecekti kızını. Yokk vermem diyordu. Konak hizmetçiyle doluydu. Herbirinin işi ayrıydı. Sıkılmıştı Zeyno, kimseyi görmüyor kimseyle konuşmasına izin verilmiyordu.
Oturduğu ev üç katlı büyük bir konaktı. üçüncü katta büyük bir balkon vardı. Tek eğlencesi ordan, karşıdan yükselen dağlara bakmaktı. Bazen hayallere dalar, neler düşünmezdi ki.. Dağın en tepesinde gördüğü kulübeyi merak ederdi hep. Kulubede yaşayan bir çobandı. Seyfi'ydi ismi ama, ona Seyfo derlerdi. Anasını, babasını tanımamıştı hiç. Gece kömür sobasından zehirlenmişti ailesi. Daha üç aylık bebekti. Tesadüfen kurtulmuştu. Komşuları alıp onu, kendi çocuklarıyla birlikte büyütmüştü. Bir sene öncesi de dağın en tepesine bir kulübe yapmıştı. Tek odaydı ama mutluydu. İlerde evlenirsem bir oda daha eklerim diye düşünüyordu. Bahçesine bir sürü meyve ağacı ekmişti. Küçük bir havuz bile yapmıştı. Ördeklerin havuza girip çıkması, tavukların özgürce dolaşması hoşuna gidiyordu. Dağdan inen kaynak yakındı.
Hiç susuz da kalmıyordu. Doğayla iç içe yaşamayı seviyordu. Sabah çok erken kalkar ağanın sürüsünü dağlara çıkarır otlatırdı. Güneş batmadan da hayvanları ahırlarına götürürdü. Köyde yapacak başka iş de yoktu. Herkes ağanın emrindeydi. Ekerler biçerler yalnızca verilen kışlık erzaklarla günlerini geçirirlerdi.
Hayallerinde görmeden sevdalanmıştı Zeyno'ya. Güzelliği tüm köylere yayılmış, Seyfo'nun kulağına bile gelmişti. Yüreğinde büyütmüştü sevgisini.. Kızını herkesden sakınan ağa, bana mı verecek diye düşünürdü. Aslında kasabaya gider yerleşir ne iş olursa yapardı. Ama ne Zeyno'sun dan vazgeçiyor ne de doğa ile iç içe yaşamaktan vazgeçebiliyordu. Çaresizce çobanlık yapıyordu. Bir de görebilseydi sevdiğinin yüzünü, aşkını ona anlatabilseydi.




-
Yusuf Değirmenci
-
İbrahim Halil Akın
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryine sevda ile sitem mayalaması bir ürün olmuş tadından yenemez halde okudukca haz alınan bir sevda şiir daha gönlünde sevgi dolu dost yürekten kutluyorum menekşe hanım
HÜZÜNLÜ SEVDA YÜKLÜ ŞİİRİ YAZAN SEVEN YÜREĞİNİZ USLANMASIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Şiir ve hikaye kitabını büyük bir zevkle okudum.
Yüreğine sağlık