Sevmeyi bilmiyoruz.
Gökte ararken yerde bulduk diyoruz; vaz geçiyoruz.
Hep seçiyoruz.
Hep olgunlaşmadan biçiyoruz.
Sabır yok.
Fedakarlık yok.
Şiirlerimi koydum üstüne.
Özlemlerimi...
gerçeklerimi...
Direnişimi...
Yıkılsın diye bekledim; bir nice zaman.
Sitemim çıktı şaha.
Son kurşunumu çoktan harcadım.
Son sitemimde bize gülmek yok mu demiştim.
Son adımlarımı atarken zoraki gülümsemiştim.
Son ayrılık ağlatamadı beni.
Son çığ feryadın üstüne düşmüştü.
Son nefesimi verirken gülümsemek isterdim.
Yaşamayı özledim direksiz, duvarsız...
Alın şu sahte direkleri, dayanaksız kalayım.
Yıkın bu sahte duvarları, korumasınlar.
Gizlenmek yaşamaksa; ortaya çıkmak ölüm...
Ortalardayım işte.
Özgürüm işte.
Dişigiller familyasından bir varlık.
Tek başına krallık.
Uzun saçlı, uzun tırnaklı,
Bir karış havada aklı.
Ayaklarda halhal.
makyajlı ve dudaklar al.
Ne kadar çok kadın var güzel sayılan.
Bu uğurda tutuşan yanan, ağlayan, bayılan...
Kuşatılmış dünyasında çırpınanlar.
Önünü görmeyenler...
Dününü görmeyenler...
Yönünü görmeyneler....
Öyle bir baktı ki; anlatamam.
Öyle bir güldü ki; bunu da anlatam.
Çünkü kelimeler yetmez.
Çünkü bu vahşet bitmez.
Kelimelere sarılsam, darılanlar olacak.
Kırılanlar olacak...
Seçme hakkını saçmalayana verince.
Ya davulcuyu seçer ya zurnacıyı.
Davulu seçince gümbür gümbür bir rezalet.
Zurnayı seçince zil zurna olunur orta yerlerde.
Ben seçilmem seçerim diyorlar artık.
Geliyorlar gümbür gümbür.
Vicdan yok mu demiştim?
Mantık yok mu demiştim?
Adalet yok mu demitim?
Hepsine toptan:
Olsa dükkan senin demişti.
Ne gülmüştüm ne gülmüştüm.
Ne sensiz yaşanır, ne sensiz derde düşülür.
İçinde kadın olmayan derde ben dert mi derim.
İçinde kadın olmayan düşünce tez ölür.
Kadın yüce bir dağ kadar görkemli, heybetli...
Neye yarar servet mal mülk tek başına.
Eşsiz olmayı hak etmiyorsun ki; yaratmış yaratan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!