Anlam yokmuş anlamsızın özünde.
Zalim olup dikilince anlarsın.
Ne çirkinlik saklı güzel yüzünde.
O maskesi çekilince anlarsın.
Uzatınca tutan olmaz ellerin.
Biz dumanlı bir dağın eteğinde,
bahar özlemiyle yanıp yanıp tutuştuk onca yıl,
haykırdık,
sitemler,efkarlar...
Yaşadığımız yılların baharı yokmuş meğer;
esirgemiş yıl ana.
Anadan doğalı kimsesiz bir ben.
Saraylarda durmuş ne anlamı var.
Yaralar açtıysa her gelip, giden.
Hataymış, kusurmuş ne anlamı var.
Gece tetik çeker, kurşunlar atar.
Düzenli olmakla düzen kurulmaz.
Gizemli dünyanı gizi değişti.
Yavrusu yaralı ceylan vurulmaz.
Avcı avlandıkça tez'i değişti.
Zalimi sırtında taşıyan canlar.
Ne istersen yapmaya hazırım.
Yaranmam gerek bir an evvel.
Ama yaranamıyorum bir türlü; bitmiyor istekler.
Dünyaya bunun için mi geldi erkekler.
Kimi isteklerinde saçmalamaya başladın.
Bu son isteğin bardağı taşıran son damla...
Düşler süsleyen, düşlere düşüren, düşlenince düşüren.
İşler karıştıran, yürekler yakan, kızgın közde yakıp pişiren.
Şartlar değiştiren, insanı insanlıktan çıkaran, üfleyen, şişiren.
İlkesizlik aşılayan kişilik bozan, kalemsiz yazılar yazan.
gün doğarken geldiler
teslim ol dediler önce
ellerinde otomotik silahlar gözleri dönmüş
inanamadım gözlerime mahşeri bir kalabalık dışarda
her yan insan kaynıyor
sardılar dört bir yanımı
Sana geçmişten baktım.
Bir rüya ki anlamsız, sisli.
Bir kuyu ki dipsiz, belirsiz.
Hayali renksiz...
Gereksiz...
Bir yokluk ki, varlığa el açan.
Sanal icat oldu insan değişti.
Değişen insanda ereksiz yaşam
Kimi yolda kaldı kimi erişti.
Temeller yıkılmış direksiz yaşam.
Zengin fakir arasında uçurum.
Sahte gülüşleri al başına çal.
Ben candan, yürekten gülen aradım.
Gözlerim görmüyor dillerim de lal.
Bunun manasını bilen aradım.
Kibir ve cahillik sarmış ruhunu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!