Gel seni dağlara vereyim.
Çiçeğine,
taşına,
kayasına;
gönül yarasına.
Genç ölürmüş yiğitler.
Sen arkada gururun önde; beni ezip geçtiniz.
Dönüp bakmadınız bile.
Suçum gururlu olmaktı.
Kaprislerinin kalıpları vardı.
Her saçmalığın bir inadı vardı.
Gösteriş merakların....
İlk bakışta aşık oldum.
İkinci bakışta olmaya devam ettim.
Ellerini tutunca vaz geçemem dedim.
Aynı evde yaşamaya başladık.
Kavgalarda başladı, birbirimiz iyice haşladık.
Haşlamanın suyuna iki bebek doğradık ve hayatı yedik.
Bozkırlarda aşklar, sevdalar başka yaşanırmış.
Bu davranış bana atamdan kalmış.
At üstünde kadınlı erkekli aylarca savaşanlar...
Dünyaya meydan okuyanlar...
Çağlar açıp kapayanlar...
Ben köküm bozkırlara gömülü.
Gözlerime toz eyledin.
Ellerimi buz eyledin.
Yalanların ortasında kalmış bir cengaverim şimdi.
Savaşacak nesneler yok, kimseler yok.
Yenilgi korkusu sardı içimi.
Oysa karanlıkları delmek için yaratılmışım ben.
Boşuna çırpınma dişi arkadaş.
Ben yokum istediklerinde...
Beklediklerinde...
Emirlerinde...
İnsanlık diyorsan gel bir adım görelim insanlığını.
Düşüncesi olan bir varlık düşün.
Bir nasihat ve sitem...
İsrarcı olun, yüzsüz olun, vurdum duymaz olun, alçalın.
Sonra gidin en güzelini alın.
Açık sözlü olmak kabalık...
Sahte sözler kibarlık...
Düzenli ailenin köküne saçmalık ateşi vermişler.
Her düşünce ancak raydan düşünce anlar; ne denli düştüğünü.
Düşmeyen düşünce ne bilir hayat ne demek,sevgi,umut,emek...
Eğer güzelliklerin bağrına saplanmış bir hançer varsa;
onu çıkarmaya çok şey ister;
ne beklemek,ne ertlemek,ne terketmek...
çelik gibi bilek,mangal gibi yürek...
Dünyanın kevgiri seni de süzer.
Bu toprağa nice bir figan düşer.
Umut bir balıktır deryada yüzer.
Peşindeyken yüreklere kan düşer.
Gör demekle gören olmaz görgüyü.
Bir kadında eğer şeytanlık yoksa.
Yazmayı bilirim silmeyi bilmem.
Yalanlar dolanlar fesatlık çoksa.
Onu terk ederim dönmeyi bilmem.
Bir kadın insanlık nedir bilmese.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!