Sen duvar gibisin, ey yüzü duvar, özü duvar, kapı nere sen nere.
Yapısı bozuk dünyada, yıktın benim yapımı, yapı nere sen nere.
Sen karanlık gibisin, ey ruhu kara, duygusu fukara, ışık nere sen nere.
Güya aşıktın, aşk diye diye sildin neyim varsa, aşık nere sen nere.
sen farkında mısın nerede yaşadığının
senin yaşadığın topraklar her ne kadar
şehit kanıyla sulansada
bir kaç fırsatçının ve gereksizin ellerinde
sömrürler
sömürtürler
yaşam bir kartalın kanat çırpışı kadar özgürce
bir yılanın zehirleyişi kadar acımasız
bir bebeğin hıçkırıkları kadar masum
ve güneş kadar parlak
ve gök yüzü kadar masmavi berrak
Gördüğüm bin şey var.
Kör düğüm bin şey var.
Sitemim var...
Gölgesi var üstümde yavşaklığın.
Baskısı var şerfsizliğin.
Kalem tutan ellerin kırılsın.
Kulubelerimi yaktım ben.
Benim olmadı o kulübeler.
Çerden çöpten oldu üstelik.
Kar yağdı içine.
Dolu düştü içine.
Benden başka giren olmadı yaktığım kulübelere.
Stokları doldurmuşlar.
Fakir çocuklara ölüm tuzağı kurmuşlar.
İsimleri belli,emperyalist diyorlar.
Kölecilerden beter bunlar.
Açlıktan ölüyor milyonlar.
Silah satışları rekora doymuyor.
Bana ödünç mutluluk ver biraz.
Varsın olmasın biraz mutluluğun.
Birzaz mutsuz olsan ne olur benim için.
Öderim bedelini.
Pazarlık sünnettir; ver şu mübarek elini.
Her gece aynı masal aynı hikaye.
Anlamadım nedir gaye.
Uykusu bozuk bir çocuğum yıllardır.
Hiç yoksa değişik bir masal anlat.
Yine kandır beni.Yine yalan at.
Yitik dünyaların sevdası olmaz.
Sevdası olsa dünyası yitmez.
Eline kelepçe,böğrüne kurşun vurdular.
Bakışları param parça.
Duruşları ölüm kokar.
Yok diyemezsin ellerimin tuttuğunu.
En son kahpelik, alın terine yapıldı.
Bir kez daha düştüler nasırlı ellerime.
Bir kez daha alçaldılar emeklerime.
Işıklar sönemsin diye ne çıralar fitillendi.
Ne umutlar küllendi.
Atar damarımızı kestiler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!