Kürrenin sahibi, Malik’i varken,
Zerreyi sevmenin âlemi var mı?
Her şeyin mimarı, Halik’ı varken,
Zerreyi sevmenin âlemi var mı?
Her seher, her sabah güneş doğarken,
Uçurum başında durup son anda,
Habersiz arkadan itene dikkat!
Akşamdan sabahı oldu sananda,
Vakitsiz erkenden ötene dikkat!
Ciğeri beş para etmez olsa da,
(Değerli Hemşehrim Ayser Masmanacı Beşoğlu’nun paylaştığı hikâyeden doğan kıssa.)
Kör Emin’in lakabı koyundan eser kalmış,
Kırılmamış inadı, huyundan keser sanmış!
Yanaşıp arabaya ne zaman koşsa atı,
Uzak durmak istersen dertten, beladan, şerden,
Kuru görünse de çamura taş atma oğul…
Sakın gafil olma açılsın gözünde perden,
Duru görünse de mahmura kaş atma oğul…
Ham olmasın, pişirsin; yansın, sönmesin közün,
Sırtımıza basarak köşeyi kapanlara,
Payandalık yaparken ninnilerle avunduk!
Gücümüzden güç alıp yolundan sapanlara,
Masum gibi bakarken ninnilerle avunduk!
Onlar bizi dışlarken, biz onları savunduk!
Türlü sıfatlarla günü bezeyip,
Kendini kandırıp, nefsin avutma! ..
Bol iltifatlarla dünü özeyip,
Kendini kandırıp, nefsin avutma! ..
Canından bir parça olduğun halde,
Dinimiz muhabbet, şefkat dinidir,
İnsandan insana dengi ayırma!
Özünde merhamet, rahmet dinidir,
İnsandan insana rengi ayırma!
Yaratan kuluna, kulu yerme der,
Uyanınca güç yetmez, varsın dalsın uykuya,
Gafil olan nefsini, sakın ha ayma OĞUL…
Bela başından gitmez, izin verme kuşkuya,
Cahil olan nefsini, sakın ha ayma OĞUL…
Verdiklerin faydasız, biraz daha yok mu, der;
Değişse yüzyıllar, geçse de aylar,
Geçmiş geleceğe ayna bilene…
Akılda ne kalır çekse de haylar,
Geçmiş geleceğe ayna bilene…
Bin yıl önce güneş nerde doğardı?
(ÖZELLİKLE AYIRMAYA ÇALIŞANLARA İLANEN TEBLİĞ OLUNUR...!)
Masnu-u Vah id’de asıl ne ise,
Türk ile İslam’da aynıdır gardaş!
Kelime-i Tevhit’te Resul ne ise,
Türk ile İslam’da aynıdır gardaş!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!